• BIST 107.700
  • Altın 144,091
  • Dolar 3,5280
  • Euro 4,1445
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 23 °C

Çocuklarda Altını Islatmanın Nedenleri

Çocuklarda Altını Islatmanın Nedenleri
Normal gelişmekte olan bir çocuğun 4-5 yaşlarından sonra altını ıslatmasına (Enurezis) denir.

Normal gelişmekte olan bir çocuğun 4-5 yaşlarından sonra altını ıslatmasına (Enurezis) denir. Altını ıslatma erken çocukluktan beri devam ediyorsa, bu arada çocuğun kuru kaldığı uzunca bir dönem yoksa buna “primer enuresis”, altını ıslatmada uzunca bir dönemden sonra ıslatmaya başlarsa buna da “seconder Enurezis” denir. Bir çok çocukta altını ıslatmaların yaklaşık %80’i gece, %5’i gündüz, %15’i hem gece hem de gündüz devam etmektedir. Altını ıslatmaya, sosyo-Ekonomik düzeyi düşük olan duygusal yıkıma uğramış, nevrotik ve uyumsuz çocuklarda daha çok rastlanır.

 

Altını Islatmanın Nedenleri :

. Çocukta idrarı kontrol edecek kasların gelişmemesi.

. Merkezi sinir sistemi bozuklukları.

. Kardeşi kıskanma.

.Anne-babanın çocuğa kötü, sert davranmaları ve uygunsuz-ağır ceza vermeleri.

. Çocuğun, mevcut bedensel, sosyal ve psikolojik problemlerine karşı duygusal tepki vermesi.

. Çocukta güvenlik duygusunun sarsılmasına neden olacak şekilde evde ve okulda uygun tuvalet olmaması yada uzak olması enuresis’in nedenleri arasında sayılır.

TEDAVİ

Alt ıslatma sorunu karşısında özellikle ilk çocukluk döneminde tedaviden kaçınılmalıdır. Okul çağındaki çocukların hala alt ıslatmaları durumunda, anne-babalar, çocuğun organik rahatsızlığı yada duygusal sorunu olduğundan gerekli önlemleri almalıdırlar. Bu sorun, önlem alınmadığı takdirde sadece anne-baba-çocuk arasındaki ilişkiyi bozmakla kalmaz, çocuğun arkadaş ilişkilerini de olumsuz yönde etkiler. Bu nedenle genellikle enuretik çocukların arkadaşlarına oranla daha çok duygusal sorunları vardır.

Enurezis, bir çok nedenle değişik psikodinamik etkenlerle ortaya çıkan bir belirti olduğu için, tedavisinde değişik yöntemler kullanılmaktadır. Hangi yönteme en iyi cevap alınabileceği kestirilemez. Bu yüzden bir çok yönetimin birlikte uygulanması daha yararlı görülmektedir.


ENUREZİS’İN TEDAVİSİNDE UYGULANAN YÖNTEMLER


1.        Aileye Danışmanlık ve Gerekirse Aile Tedavisi

2.        Davranış Tedavisi

3.        İlaçlar

Belirtilerinden çok utanan bu çocuklara ilk görüşmede bunun bir hastalık olduğu, başka çocuklarda da görülebildiği, geçebileceği söylenmeli; kendisinin işbirliğine gereksinim olduğu anlatılarak güvenilir bir hasta-hekim ilişkisi geliştirilmelidir.

1. Aileye Danışmanlık ve Gerekirse Aile Tedavisi : Çocuğun işemesine karşı ailenin duygu, düşünce ve davranışları incelenmelidir. Örneğin öfke, utanç, usanç duyabilirler ve çocuğu cezalandırır ve utandırır, kardeşleri, arkadaşlarıyla kıyaslayabilirler. Bazı aileler tam tersine enuresis’i destekler bir tutum içine girebilirler. Çocuğu bezler ve sabahleyin bezini değiştirirken öper, severler. Her iki tutumunda zararlı olduğu; cezanın da sevecenlikle ödüllendirmenin de doğru olmayacağı açıklanmalıdır.

2.Davranış Tedavisi : Dış yayınlarda idrar alarmı denilen bir araçtan yararlanıldığı ve iyi sonuçlar alındığı bildirilmektedir. Yatak ıslanır ıslanmaz bir zil çalmakta ve çocuk uyanarak tuvalete gitmektedir. İdrar kesesinin tonosunu ve kapasitesini artırmak için, çocuğa çişi geldiği zaman, bir süre tutması öğretilir ve bu süre giderek artırılır. Bunun yanı sıra bir takvim tutması, her güne kuru yada ıslak kalktığına göre bir işaret koyması istenmektedir. Yazma bilmeyenler güneş, yağmur resmi ile, bilenler yazı ile belirtebilirler. Bu işaret kesinlikle çocuğun kendisi tarafından konulmalıdır. Haftalık kontrollerde güneşler yani kuru günler çoksa kendisiyle onun istediği gibi bir oyunu oynamakla ödüllendirilmektedir. Ödülün niteliği çocuğun kişiliğine, yaşına, sosyo-kültürel düzeyine uygun olmalıdır. Aile de bu yöntemi uygulayabilir.

3.İlaçlar : Tofranil enuresis tedavisinde iyi sonuç vermektedir.

Bu haber toplam 5403 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim