1. HABERLER

  2. PSİKOLOJİ

  3. Çocuk ve Ergenlerde Madde Bağımlılığı

Çocuk ve Ergenlerde Madde Bağımlılığı

Çocuk ve ergenlerde madde bağımlılığı özellikleri ve dikkat edilmesi gerekenler haberimizin devamında.

A+A-

ÇOCUK-ERGEN MADDE BAĞIMLILIĞI ÖZELLİKLERİ VE DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

  • Çocukluktan yetişkinliğe geçiş sürecinde yer alan ergenlik dönemi biyo-psikososyal açıdan pek çok gelişimsel görevin yerine getirildiği bir dönemdir. Bu gelişim döneminde; ergenin ebeveynlerinden bağımsız bir kimlik oluşturma çabası, alternatif yaşam tarzlarını deneme isteği, arkadaşların ergenin tutum ve davranışları üzerindeki etkisinin artması ve ergenin kendine yetişkin gibi davranılmasını istemesi ergenin madde kullanımına başlamasını tetikleyebilmektedir.
  • Ergenlik döneminde beyin bölgelerinden içgüdülerimizi ve mantığımızı kontrol eden prefrontal korteks (PFK) gelişimini henüz tamamlamamıştır. Buna karşın nukleus akumbens gibi ödül sistemlerinin ise dopamin duyarlılığı erişkinlik dönemine göre yüksektir. Bu durum ödüle olan duyarlılığı artırır. Böylece ergenlerde bağımlılık gelişimi kolaylaşır.
  • Ergenlerde madde kullanımı daha çok deneme ya da kötüye kullanım tarzında olduğu için, yetişkinlerde uygulanan bağımlılık kriterlerinin hepsini kullanmak geçerli bir yöntem olmayabilir. Ergenlik dönemi içinde her madde denemesi bağımlılık boyutuna ulaşmaz. Hızlı ve yoğun kullanım sık görülür, ergenler özellikle bu konuda uyarılmalıdırlar.
  • Ergenlerde madde kullanımı, ortalama 13-14 yaşlarında başlamakta ve ortalama 16 yaşında tedaviye başvuru noktasına gelmektedir. Bu dönem, madde kullanımının önlenmesi ve tedavisi için kritik bir öneme sahiptir.
  • Ergenlik döneminde omnipotans yüksektir, ergenler kendilerinin bağımlı olmayacaklarını ve zarar görmeyeceklerini düşünürler. Madde kullanımının zararlarını henüz yeterince görmemişlerdir, bu yüzden değişmek istemez ve tedaviye genellikle kendi istekleri ile başvurmazlar.
  • Yetişkinler kadar soyut düşünemeyen ergen ile görüşme yaparken örnekleri ve konuları somutlaştırarak ve yazarak çalışmak etkili olacaktır. Ergenlerle görüşmek esnek yaklaşım gerektirir, katı yaklaşım sonuç vermez. Yetişkinliğe geçerken madde alımının devamı daha çok davranış sorunlarına bağlıdır, bu nedenle duygudurum bozuklukları, davranım bozukluğu, dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB), travma sonrası stres bozukluğu, anksiyete bozukluğu eş tanıları gözden geçirilmelidir.
  • Akran grubu tarafından ergenin kabul edilmesi ve akranlarının kendisi hakkında iyi düşünceler taşıması, onun için her şeyden önemlidir. Çoğu yetişkine oranla ergen akranlarının görüşleriyle ve grup uygulamalarıyla yönetilmeye, davranışlarını inançlarını ve değerlerini düzeltmeye ve düzenlemeye hazırdır. Bu durum madde kullanımı ve temiz kalmak için hem bir risk faktörü hem de koruyucu bir etken oluşturur. Ergenin akran grubu üzerine çalışırken eski arkadaşlıkları koparıp yerine yenilerini kurmanın zorluğu konusunda onunla empati kurup onu anladığınızı dile getirmek güçlü bir ilişki kurmanıza yardımcı olabilir.
  • Ergen alkol/madde kullanım bozukluğu tedavisinde, ergenin yetişkinlerden farklı olabilecek ihtiyaçları (koruma altına alınması gerekenler durumların tespiti gibi) ihtiyaçları gözden geçirilmeli, ergenin gelişim evresine uygun tedavi seçeneği dikkatle belirlenmelidir. Sorunun şiddetine uygun bir tedavi uygulanmalıdır.
Bu haber toplam 2864 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.