• BIST 89.282
  • Altın 145,513
  • Dolar 3,6363
  • Euro 3,8917
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 13 °C

Çocuğunuzun Karnesini Kıyaslamayın!

Fatih Kılıçarslan

Çocuklarımızın eğitimlerinin sonlarına yaklaştığımız günlerde, dönem boyu öğrenme çabalarının sonuçlarını, karne notu olarak alacaklardır. Çocuklarımızın performansının değerlendirilmesi karşısında ebeveynlerin yaklaşımları, karne notları nasıl yorumladıkları, notlar kadar önemlidir. Karne, çocuklarımızın uzun öğrenme uğraşıları sonucunda elde ettikleri bir sonuçtur. 

Çocuğu ile uygun mesafe koyamayan koruyucu ve bağımlı ilişkiler içersinde olan ebeveynler, karne notları ile kendilerinde değerlendirilmiş duygusu yaşayabiliyor. Üstelik ana-babanın çocuktan beklentisi çok yüksekse, karşılanmaması durumunda öfke kızgınlık duyguları yaşamakta bu duyguları çocuğa yansıtıyorlar. Böylece çocukta suçluluk duygusu oluşturmakta, özgüvenini zedelemektedir.

Özellikle çocuklarını başarılı arkadaşlarıyla kıyaslayan ebeveynler çocuklarda stres, kaygı ve güvensizliğe yol açarak benlik saygısını olumsuz etkileyerek travmaya yol açmaktadırlar. Bu davranışların yanı sıra yargılamak, suçlamak, etiketlemek çocuğun eksiklerini görüp kendini olumlu yönde hareket etmesine engel olmaktadır. Benlik saygısını yitiren çocuk, intihara giden kendine zarar verme davranışları gösterebilir.

Ebeveyn yaklaşımları

Başarısız olan, düşük notlar getiren çocuklara ebeveynler, kişiliklerini eleştirmek yerine düşük not almasına yol açan davranışlarını ortaya koymalı, çocuğun başarısızlıktan dolayı yaşadığı duyguları ifade edilmesi sağlanmalı ve çocuğun başarılı dersleri varsa belirtilerek olumlu yönde motive edilmelidir. Eğer çocuğa başarı neticesinde verilecek ödüller varsa vazgeçilmeli, tatilini eksikliklerini telefi etmesi yönünde değerlendirilmelidir. Çocukla ne yapacağı karşılıklı konuşarak açık iletişimle birlikte belirlenmeli ve program yapılmalıdır. 

Çocuk sürekli başarısızlık gösteriyorsa başarısızlığında psikolojik tutumlar dışında organik faktörlerin etkili olduğunun belirlenmesi için en yakın tedavi kurumuna ebeveynlerin başvurması gerekmektedir. Başarılı çocukları ise abartılı övgülerden kaçınılmalıdır. Çocukların eğitiminde temel amaç bilgiyi öğrenme kadar, bilgiyi kullanabilme becerisidir. Çocuğun  davranış eğitiminin yanı sıra çocukları sınava hazırlamak kadar geleceğe ve hayata hazırlamaktır. Dolayısıyla karne bir dönemin değerlendirilmesidir.

Çocuğun başarılarını ortaya koyduğu gibi başarısızlıklarını belirleyerek, çocuğun kendisini değerlendirmesine, eksikliklerinin fark edilmesine ve gelecek dönemde başarılı olması için izleyeceği yol ve yöntemin belirlenmesine katkı sağlamaktır. Eğitim ve öğrenim ömür boyu devam etmektedir. Çocuğun başarısızlıkları telefi etme, başarılara dönüştürme fırsatı her zaman vardır. Çocuk başarıyı ancak pozitif duygularla ve kendine güvenerek kendi yetenekleri ve ilgileri doğrultusunda yakalayabilmektedir.

Ebeveynler karne notları doğrultusunda çocuklarının yetenek ve ilgilerini tespit etmeli, gelecek eğitimlerini buna paralel olarak organize etmelidirler. Çocukla ilgilenerek, sorumluluk duygusunun gelişmesinin desteklenerek, sorumluluk alması ve derslerinin düzenli yapılmasının sağlanması, iyi davranışların ve notların ödüllendirilmesi, başarının artmasına katkıda bulunur.

Yaz Okulları

Yaz tatillerinde hem ailelerin hem de çocukların gözdesi yaz okullarıdır. Yaz okulları çocukların okul döneminde aldıkları bilgiyi kullanabilme becerilerini geliştirir. Ancak yaz okulu seçimi yaparken aileleri dikkatli ve özenli yaklaşmalıdır.

Aileler, çocukları için seçtikleri yaz okullarının çocuğun pedagojik gelişimine uygun olup olmadığını göz önüne almaları gerekmektedir. Yaz okulları çocuğun sosyal ve zihinsel gelişiminin artmasına katkı sağlayacak ve sorumluluk duygusunun gelişimi yönde eğitim vermelidir. Bu okullarda çocuğu manevi açıdan geliştirici bilgiler verilmesine özen gösterilmelidir.

Okullarda çocuk psikolojisi alanında deneyimli, çocuğun gelişimini olumlu etkileyebilecek faaliyetleri uygulayabilecek kadrolardan oluşturulmalıdır. Aileler,  yaz mevsiminin boşa geçirilecek bir zaman olarak algılamamalıdır.

Çocukların yaşanı uygun sorumluluklar vermelidirler. Bu dönem çocukların faydalı ve verimli şekilde geçirmeleri özellikle çocuklarını geleceğe ve hayata hazırlamada ebeveynlere görev düşmektedir. Yaz tatilinde çocuklar kendilerini gelecek eğitim yılına hazırlamalıdırlar. Hatalı ya da olumsuz davranışları nasıl değiştirebilecekleri hangi olumlu davranış özelliklerini koyabileceklerini ebeveynleri ile paylaşarak eğitim desteği ile yeniden yapılandırmalıdırlar.

Okul döneminde bilgiyle donanan öğrencilerin, bilgiyi kullanabilme becerilerinin yanı sıra, bedensel, ruhsal gelişimine yönelik faaliyetler yaz döneminde de sürdürülmelidir.  Eğitim programları, sanat, spor, geziler, el sanatları, kitap okuma ve çocukların manevi gelişimini sağlayarak dini bilgiler içermelidir. Yaz okulları eğitimli, alanında uzman kadro ve öğretmenlerle çocukların eğitimi sürdürmelidir. Eğitimciler pedagoji formasyonu almış olmaları eğitimde doğru stratejileri, çocukların gelişimi olumlu yönde destekleyecek uygulama becerilerine sahip kişilerden olması oldukça önemlidir.

Eğitim programları çocukların kişilik, ilgi, merak ve yetenekleri tespit edildikten sonra çocuğa uygun, kişiye özel eğitimci rehberliği ve danışmanlığında uygulanmalıdır.

Fatih Kılıçarslan/ Sosyal Hizmet Uzmanı

Bu yazı toplam 2527 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim