• BIST 81.712
  • Altın 147,154
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara 1 °C

Cinsel Wellness Nedir Ve Neleri Kapsar?

Cinsel Wellness Nedir Ve Neleri Kapsar?
Cinsel wellness sağlığın tüm boyutlarını kaliteli bir cinsellikle birleştiren ve kişiyi fiziksel sağlık kadar psikolojik ve sosyal yönden de destekleyen bir önleme, tedavi ve koruma programıdır.

Ntvmsnbc'den TÜLAY KARABAĞ; cinsel wellness konusunu, Dünya Sağlık Örgütü Sosyal ve Medikal Yaşlanma Uzmanı ve Avrupa Cinsel Tıp Akademisi Cinsel Tıp Uzmanı Dr. Ece Hattat ile konuştu...


TÜLAY KARABAĞ / Ntvmsnbc.com


Cinsellik kaliteli yaşamın önemli bir parçası, çünkü araştırmalar, cinsel sorun yaşayanlarda hayat kalitesinin düştüğünü gösteriyor. Cinselliği etkileyen faktörler başta kalp ve beyin olmak üzere vücudun tamamında etkili oluyor. Yüksek tansiyon, kolesterol, diyabet gibi hastalıklar ile beslenme ve egzersiz hataları etkilerini kalpten de önce cinsel fonksiyonlarda gösteriyor.

Bu nedenle soruna biyo-psiko ve sosyal perspektiften bakan cinsel wellness tüm dünyada giderek daha fazla önem kazanıyor. Ntvmsnbc, cinsel wellness konusunu, Dünya Sağlık Örgütü Sosyal ve Medikal Yaşlanma Uzmanı ve Avrupa Cinsel Tıp Akademisi Cinsel Tıp Uzmanı Dr. Ece Hattat ile konuştu.

"Her 3 yetişkinden biri en az bir cinsel sorun yaşıyor ama 10 kişiden yalnızca biri doktora başvuruyor. Hiç cinsel ilişki yaşamamış olan 15 yıllık evli bir çifti tedavi ettik, insanlar sessizce acı çekiyor. Cinsel sorunların partnerler arasında hiç konuşulmaması olayları daha içinden çıkılmaz hale getiriyor. Bazen sadece bu sorunları dile getirmek bile çiftin cinselliğini tekrar ateşleyebiliyor" diyen Dr. Ece Hattat'ın sorularımıza verdiği cevaplar şöyle:

Türkiye wellness kavramına yabancı değil ama cinsel wellness kavramı çok da fazla kullanılmıyor. Hangi konu başlıklarını bu kavramın içine dahil edebiliriz, cinselliği hem fiziksel yani sistematik hastalıklar hem de ruhsal boyutu ile ele alıp bir bütün olarak değerlendiren ve insanlara mutlu cinselliğin kapılarını aralayan bir dal olduğunu söylemek sanırım yanlış olmaz...

Evet, cinsel wellness tüm dünyada adını yeni yeni duyurmaya başlayan bir kavram. Cinsel wellness sağlığın tüm boyutlarını kaliteli bir cinsellikle birleştiren ve kişiyi fiziksel sağlık kadar psikolojik ve sosyal yönden de destekleyen bir önleme, tedavi ve koruma programıdır.  

Cinsel sorunların geleneksel tedavi yöntemleri var, neden böyle bir programa ihtiyaç duyuldu?

Tüm dünyada cinsellik artık biyo-psiko-sosyal perspektiften inceleniyor. Cinselliği etkileyecek damarsal, sinirsel, hormonsal faktörlerin yanı sıra, genel sağlığa ilişkin risk faktörlerinin ayrıca kişinin psikolojik ve sosyal yapısının incelenip bir tedavi planı oluşturulması esas alınıyor. Cinsel wellness’ın amacı sağlık ve cinsellik için risk teşkil eden hususları ortaya çıkarmak, yaşam kalitesini ve mutluluğu etkileyecek durumları tespit etmek, bunları en erken ve etkili yoldan tedavi edip kişilerin ve partnerlerinin hayat ve ilişki kalitelerini arttırmak.

ÖNCE CİNSEL SORUNLAR ORTAYA ÇIKIYOR
Cinsel sağlığın genel sağlığın önemli bir barometresi olduğunu gösteren pek çok çalışma var. Cinsel sağlık genel sağlığı nasıl etkiliyor, aralarındaki bağlantıdan bahseder misiniz?

Cinselliği etkileyen her şey vücudun tamamını etkiliyor, vücut sisteminde bir aksaklık varsa önce cinsel sorunlar ortaya çıkıyor. Cinsel bölgelere giden damarlar çok küçük olduğundan ve hassas bir hormonal sistem üzerinde çalıştığından sorunlar ilk burada çıkabiliyor. Cinsel sağlığa olumsuz etki edecek risklerin ortaya çıkarılıp, varsa cinsel sorunların tedavi edilmesi genel sağlığı da olumlu etkiliyor. Biz işte bu noktadan yola çıktık. 'Kaliteli yaşam bir tutkudur' sloganıyla hem cinsellik ve ilişkilere hem de genel sağlığa sağlık katmayı amaçlıyoruz. 

Cinsel wellnessda sorunlara multidisipliner yaklaşıldığını biliyoruz. Bu programda nasıl bir çalışma prosedürü uyguluyorsunuz?

Yıllardır Prof. Dr. Halim Hattat tarafından oluşturulan androlojik tedaviyi kadın ve erkek hastalarımıza uyguluyorduk. Ben de Dünya Sağlık Örgütü bünyesinde ve Cinsel Tıp Akademisinde aldığım sonucu bu tedavinin wellness ayağına getirdim. Cinsel Wellness açısından yeni bir protokol oluşturduk. Ekibimizde üroloji, androloji, jinekoloji, dahiliye, psikoloji, beslenme ve egzersiz uzmanlarımız var. Biz bu ekip ile birlikte kişileri ve mümkünse partnerlerini inceleyip bir cinsel sağlık profili oluşturuyoruz. Bu plan dahilinde verilen beslenme, egzersiz önerileri, besin destekleri gerekirse cinsel sorunların medikal tedavileri, varsa dahili sorunların tespiti, tedavisi, stres yönetimi ve cinsel terapi gibi kişiye özel uygulamalardan yararlanıyoruz. Her hastamıza farklı bir tedavi protokolü oluşturuyoruz. 

Türkiye'de en sık görülen kadına ve erkeğe ait cinsel sorunlar nelerdir ve siz bu sorunların hangilerini tedavi ediyorsunuz, yani wellness programına dahil olan kişilerin hangi dertlerine derman olabiliyorsunuz?

HER 10 ERKEKTEN 7'Sİ SERTLEŞME SORUNU YAŞIYOR
Erkeklerde sertleşme sorunu, boşalma problemleri ve cinsel isteksizlik sık görülüyor. Kadınlarda ise cinsel isteksizlik, uyarılma ve orgazm sorunları ile cinsel ağrı hastalıkları ve özellikle de vajinismusu bu kapsamda inceliyoruz. Tüm bunların yanı sıra cinsel sorunların altında yanlış cinsel bilgiler, aile yapısı, ilişki kalitesi gibi psikolojik ve sosyal faktörler de yatıyor. Bu nedenle mutlaka psikolojik destek de veriyoruz. Eğer penis boyu, şekli gibi bir problem varsa cerrahi yöntemlerden de yararlanabiliyoruz. Ayrıca cinsel hayatlarında daha fazla tatmin ve heyecan isteyen çiftlere de yardımcı oluyoruz.

Türkiye’de genç erkeklerde en sık erken boşalma problemini, daha ileri yaşlarda ise sertleşme sorununu görüyoruz. Türkiye’de hafif, orta ve şiddetli olmak üzere her 10 erkekten 7’si sertleşme sorunu yaşıyor. Kadınlarda en sık görülen sorun cinsel isteksizlik. Ayrıca uyarılma, orgazm sorunları da yaygın. Ancak özellikle vajinusmus Türk kadınlarında oldukça sık görülüyor. Bunun dışında Aile Sağlığı Araştırma Derneği’nin isim sorulmayan, ücretsiz telefon danışma hattına (0 212 282 01 01) gelen aramalarda erkeklerde penis boyu, kadınlarda ilk gece korkusu gibi sorunlar da yoğun şekilde dile getiriliyor. 

İNSANLAR SESSİZCE ACI ÇEKİYOR
Bireysel nedenlerin yanı sıra Türk toplumunda cinsellik hala bir tabu. Toplumun belirlediği kimlikler ve sınırlar içinde yaşanıyor ve cinsellik hakkında konuşmak bile 'ahlaksızlık' olarak görülebiliyor. Bu tür kültürel faktörleri de göz önüne alırsak sizce Türk toplumu cinsel mutluluğu yaşayabiliyor mu?

Gerçekten de Türk toplumunda cinsellik tabu olmaya devam ediyor ve cinselliğin konuşulması ayıp olarak algılanıyor, aile içinde cinsel eğitim verilmiyor. Bu nedenle pek çok yanlış bilgi ve şehir efsanesi doğuyor. Birçok kişi partnerleriyle bile bu konuyu konuşmaktan kaçınıyor. Sonuçta bir cinsel sorun olduğunda insanlar sessizce acı çekiyor. Türkiye’de her 10 kişiden yalnızca biri doktora başvuruyor, kulaktan dolma bilgilerle yanlış tedaviler uygulanıyor. Örneğin performans ilaçlarını kullanıp fayda görmeyenler “Bu bile işe yaramadı” diyerek cinsellikten uzaklaşıyor. Oysa sertleşme sorununun altında hormonal bir problem yatıyorsa önce hormon tedavisinin yapılması gerekiyor. Eğer bu hormon tedavisi yapılmazsa sertleşme ilaçları yardımcı olmuyor ve bir işe yaramıyor. Bu hastalar doktora başvurmadıkları için doğru tedaviye ulaşamıyorlar ve cinsel sorunlar giderek büyüyor, bir kısırdöngü şeklinde partnerin de cinselliğini etkiliyor. Kısa sürede tedavi edilebilecek bir cinsel problem zamanla ilişki çatışmalarına hatta ayrılıklara yol açıyor.

CİNSEL İLİŞKİ YAŞAMAMIŞ 15 YILLIK ÇİFTİ TEDAVİ ETTİK
Toplumda aseksüel birliktelik ve evliliklerin olduğu, çiftlerin yıllarca birbirleriyle cinsellik yaşamadan aynı evi hatta yatağı paylaştıkları biliniyor. İlk gece korkusu ve vajinusmusun aseksüel evliliklerde önemli rol oynadığı belirtiliyor. Özellikle de aktif cinsellik dönemindeki insanların aseksüel birlikteliklerini devam ettirmelerine yorumunuz ne olur?

Türkiye’de özellikle ilk gece korkusu ve vajinismus sorunlarına sık rastlanıyor. İlk gece korkusu yetersiz cinsel eğitim nedeniyle ilk cinsel deneyim öncesinde aşırı performans endişesi ve korku duyulmasıdır. Pek çok erkek, özellikle de ilk cinsel ilişki evlilikte yaşanacak ise cinsel açıdan başarılı olup olamayacağı kaygısını yaşar. Sonuçta, o güne kadar sertleşme sorunu yaşamamış olan erkek stres ve tedirginlik nedeniyle sertleşme sağlayamaz. Eşin ve çevrenin olumsuz etkisi ile beklentileri karşılayamama hissi özgüveni zedeler ve uzun süreli bir sertleşme sorununa zemin hazırlar. Bazen erkeğin partneri de ilk gece korkusu içinde olabilir. Bu durumda vajinusmus denilen ve vajinal kasların penis girişine izin vermeyecek ölçüde kasılmasıyla oluşan bir cinsel problem gelişir. Vajinismus, kadında kısır döngüye kadar gidebilir. Eşi vajinusmus olan erkek bir süre sonra psikolojik etkiyle sertleşme sorunu yaşayıp cinsellikten soğuyabilir. Bu durumda aseksüel evlilikler doğabilir. Biz kliniğimize çocuk isteğiyle başvuran ancak aslında henüz hiç cinsel beraberlik yaşamamış olan çiftlere sık rastlıyoruz. Hatta hem vajinismus hem de psikolojik sertleşme sorunu nedeniyle hiç cinsel ilişki yaşamamış olan 15 yıllık evli bir çifti tedavi ettik.

CİNSEL İLETİŞİMSİZLİK ASEKSÜEL EVLİLİKLERE NEDEN OLUYOR
Cinsel sorunların partnerler arasında konuşulmaması, yani cinsel iletişimsizlik ve ilişkinin süresi aseksüel birlikteliklerde etkili oluyor mu?

Uzun süreli ilişkilerde spontan hislerde bir azalma görülebilir ancak her çift bunu yaşayacak diye bir kural yoktur. Uzun süreli ilişkilerde cinsel beraberlik sıklığının azalması da normaldir. Ancak tatminkâr, doyurucu, kaliteli ve sevgi dolu bir beraberlik durumunda cinsel ilişki sıklığı azalsa da cinsel ilişkiden alınan doyum değişiklik göstermez. Tabii burada önemli olan, cinsel isteğin duygular, karşılıklı hisler ve düşünceler kadar hormonlar, altta yatan organik nedenler, hastalıklar, kullanılan ilaçlar ve yaşam tarzı gibi faktörlerden de etkilendiğinin bilinmesidir. Yaşla birlikte meydana gelen hormonal değişimler, altta yatan sistemik hastalıklar, yaşam tarzı cinsel isteği azaltabilir. Uzun süreli ilişkilerde iş-aile-okul sorumlulukları, finansal problemler, vakitsizlik, cinsellikte yenilik arayışına girmemek, belirli bir monotonluğu takip etmek, cinselliği “oldu, bitti” anlayışıyla kabul etmek, cinsellikte kalite aramamak gibi pek çok sorun cinselliği etkileyebiliyor.

SADECE KONUŞMAK BİLE CİNSELLİĞİ ATEŞLEYEBİLİR
Zamanla cinselliği karşılıklı bir zevk aracı olmaktan çıkarıp bir görev haline getirmek de uzun süreli ilişkilerde seksi keyifsiz kılabilir. Cinselliğin “sensuality” yani duygusal yakınlık kısmı çok önemli. 5 ülkede yaklaşık 1100 çift üzerinde yapılan bir çalışma, ilişki kalitesi ve mutluluk için sadece cinsel birlikteliğin değil öpme, sarılma ve okşamanın da gerekli olduğunu gösterdi.

Tabii ki cinsel sorunların partnerler arasında hiç konuşulmaması da olayları daha içinden çıkılmaz hale getiriyor. Bazen sadece bu sorunları dile getirmek bile çiftin cinselliğini tekrar ateşleyebiliyor. 

Cinsel wellness açısından bu tür birlikteliklere nasıl yaklaşıyor ve hangi tedavi yöntemlerini uyguluyorsunuz?

Cinsellikte eski heyecanı yakalayamayan, hem cinsel açıdan hem de ilişki yönünden sorun yaşayan çiftler bize başvurduğunda çifti birlikte değerlendiriyoruz. Bunu yaparken her partnerle ayrı ayrı görüşmeler de düzenliyoruz. Sorunun ne zaman, nasıl başladığını, eşlik edebilecek sağlık sorunlarını, yaşam tarzlarını, cinsel hayatlarını, ilişki kalitesini, sosyal ortamı, stres seviyelerini sorguluyoruz. Birtakım test ve incelemelerle, organik anlamda cinsel sorunlara yol açabilecek veya cinsel isteği azaltabilecek bir sorun olup olmadığını araştırıyoruz. Mutlaka psikolojik ve cinsel terapi kapsamında, çeşitli testlerle partnerleri ayrı ayrı ve çift olarak inceliyoruz. Sorunu kesin olarak tespit ettikten sonra çifte en uygun tedavi seçeneklerini belirliyoruz. Her çift için farklı bir protokol oluşturuyor, bir yol haritası çiziyor ve takip planı hazırlıyoruz. Vajinismus, ilk gece korkusu, cinsel isteksizlik, sertleşme sorunu, erken boşalma, kadındaki orgazm problemleri, cinsel ağrı hastalıklarını bu protokole uygun tedavi ediyoruz.

KADINI VE ERKEĞİ CİNSELLİKTEN SOĞUTAN 10 NEDEN
Son olarak kadını ve erkeği cinsellikten soğutan 10 nedeni sıralar mısınz?

1-İlişkideki duygusal problemler.
2-Günlük stres ve yorgunluk, iş-aile-ev hayatındaki sıkıntılar.
3-Altta yatan hastalıklar (diyabet, yüksek tansiyon, kolesterol, MS, depresyon, bazı jinekolojik sorunlar gibi) ve geçirilen ameliyatlar.
4-Kullanılan ilaçlar (örneğin bazı antidepresanlar.)
5-Yanlış cinsel bilgiler ve şehir efsaneleri.
6-Yaşam tarzı yanlışları (kötü beslenme, hareketsiz yaşam, fazla kilo, sigara-alkol.)
7-Cinsel sorunlar (vajinismus, isteksizlik, orgazm ve uyarılma sorunu.)
8-Partnerin cinsel sorunu (erken boşalma, sertleşme sorunu, cinsel isteksizlik, penis boy ve hacim problemleri gibi.)
9-Arzu, düşünce ve hisler ile cinsel sorunları partnerle paylaşmamak.
10-Rutin, heyecandan ve duygusal yakınlıktan yoksun cinsel yaşam.

Bu haber toplam 3254 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim