1. YAZARLAR

  2. Psk. Nur GEZEK

  3. CİNSEL SAPKINLIKLAR (PARAFİLİLER) (1)
Psk. Nur GEZEK

Psk. Nur GEZEK

Yazarın Tüm Yazıları >

CİNSEL SAPKINLIKLAR (PARAFİLİLER) (1)

A+A-

Cinsel Sapkınlıklar (Parafililer) Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel Elkitabı olan DSM-IV ‘de olağandışı nesne ve cinsel aktivitelerin cinsel açıdan çekici bulunması ile ilgili bozukluklar olarak tanımlanmaktadır. Tanı konulabilmesi için en az 6 ay bu çekiciliğin yoğun olması ve sürmesi gerekmektedir. Ayrıca tanı konulabilmesi için kişinin bu dürtülere göre davranması veya bunlardan dolayı belirgin bir sıkıntı yaşaması gerekmektedir. Her hangi bir kişinin cinsel sapkınlığa benzer dürtü ve fantezileri olabilir ( kendi cinsel organını bir yabancıya gösterme fantezisi gibi), ancak bu fanteziler tekrarlayıcı ve yoğun değilse, ve kişi bu dürtülere yönelik davranışlar göstermiyorsa veya bundan dolayı sıkıntı yaşamıyorsa, parafili tanısı almaz.

Genellikle birden fazla parafili bir arada görülebilir ve böyle bir kişilik örüntüsü kişilik bozukluğu ve ya şizofreni gibi bir başka akıl hastalığına işaret eder. Parafilinin görülme sıklığıyla ilgili çalışmalar, cinsel yönelimi ne olursa olsun, genelde bu sorunun erkeklerde görüldüğünü ortaya koymaktadır. Parafik davranışlar genellikle yirmi beş yaşından sonra azalmaktadır, ve bazı prafikler cinsel sapkınlıkları olmayan eşler tercih ettiklerinden sıklıkla yasal sorunlar yaşamaktadırlar.

FETİŞİZM

Genel olarak bir çok insan için vücudun belirli kısımları cinsel açıdan uyarıcıdır, ancak fetişizmde cinsel uyarılmaya yol açan vücudun belirli kısımları değil, cansız nesnelerdir. Genellikle erkek olan fetişistler, cansız tutku nesnelerine, örneğin kadın ayakkabısı gibi fetişlere yani cansız nesnelere karşı tekrarlayan ve yoğun bir dürtü hissederler. Tutku nesnesi olmadan cinsel uyarılma olmaz bu kişilerde. Eldivenler, ayakkabılar, ince çoraplar, özellikle iç çamaşırları fetişistler için uyarılmaya yol açan nesneler olabilir. Bazıları fetiş nesnelerini yanlarında taşırlar bazıları da cinsel birleşme öncesinde uyarılma için eşlerinden fetiş nesnelerini giymelerini isterler. Fetişistlerin bu nesnelere karşı duydukları çekim istem dışı ve karşı konulmazdır. Fetişizm ile çekici bulma arasında fark vardır, fetişist uyarılma için mutlaka fetiş nesnesini görmeli veya ona dokunmalıdır, fetiş daha erken dönemlerde örneğin çocukluk döneminde belirlenmiş olsa bile, bu bozukluk genellikle ergenlik döneminde başlar.

Eğer bir erkek, kadın giysileri giyerek cinsel olarak uyarılabiliyorsa, kendini bir erkek olarak görse de travestik fetişizm veya travestizm söz konusudur. Ancak kadın giysileri giymek cinsel uyarılmaya yol açmadıkça bir kadın gibi giyinip kadınları taklit edenleri travesti olarak değerlendirmemek gerekir. Travestisizm, cinsel kimlik bozukluğunda veya bazı eşcinsellerde görülen karşıt cins gibi giyinme davranışı ile karıştırılmamalıdır. Travestiler erkek ve heteroseksüeldirler. Genellikle düzenli olarak değil, dönemsel olarak kadın gibi giyinirler. Bazıları erkek giysilerinin içine kadın çamaşırları giyerler. Karşıt cins gibi giyinmedikleri sürece görünüşleri, davranışları, ve cinsel tercihleri erkeksidir. Çoğu evlidir. Karşıt cins gibi giyinme gizli ve özel durumlarda ortaya çıkar ve pek az aile üyesi tarafından bilinir. Zamanla karşıt cins gibi giyinme dürtüsü artabilir, ancak bu nadiren cinsel kimliğin değiştirilmesine, yani kişinin kendini bir kadın gibi hissetmesine yol açar. Bununla birlikte kadın gibi giyindiklerinde kendilerini kadın gibi hissettiklerini belirten travestilerde vardır. Travestizm genellikle çocuklukta ve ergenlik döneminde kısmi olarak karşıt cins gibi giyinme şeklinde başlar.

PEDOFİLİ VE YASAKSEVİ (İNSEST)

Pedofili genel olarak yetişkin erkeklerde görülür ve cinsel açıdan tatmin olabilmek için ergenleşmemiş çocuklarla fiziksel ve cinsel temas kurarlar. DSM-IV’ de göre bu tanının konulabilmesi için kişinin en az 16 yaşında olması ve cinsel temas kurduğu çocuktan en az 5 yaş büyük olması gerekmektedir. Pedofili kendi cinsine  yada karşıt cinse yönelik görülebilir ve genellikle şiddete baş vurulmaz. Her ne kadar kurbanlarına zarar vermeseler de, çocukları evcil hayvanları öldürerek yada tehdit ederek korkutabilirler. Bazen sadece çocuğun başını okşayabilirler, bazen de çocuğun cinsel organına dokunabilirler yada kendi cinsel organlarına dokunmalarını isteyebilirler.  Nadiren cinsel birleşme talebinde bulunurlar. Eğer ebeveynler tarafından fark edilmez yada çocuk bu durumu aileye açıklamazsa bu durum haftalar, aylar, hatta yıllarca sürebilir. Eğer pedofili yanında aynı zamanda cinsel sadizm yada antisosyal kişilik bozukluğu varsa, bu tanıyı alan vakalar kurbanlarına ciddi zararlar verebilirler, çocuklara tecavüz ederler, pedofiliden farklı olarak çocuğa ciddi fiziksel zararlar verme isteği duyarlar.

Yasaksevi(insest) evliliğin yasak olduğu yakın akrabalar arasındaki cinsel ilişkiyi tanımlar. Yasaksevi bir çok toplum için tabudur, ve bugünkü bilimsel gerçekliğe de tabu olması uygunluk göstermektedir. Pedofili ve yasaksevi arasında ciddi farklılıklar vardır. Yasaksevi tanımı gereği aile üyeleri arasındadır, pedofilide mutlaka aile üyeleri arasından olması gerekmez.. Pedofilide cinsel açıdan gelişmemiş çocuklara ilgi duyulurken, yasaksevide bir ebeveyn cinsel olarak gelişmeye başlayan çocuğuna ilgi duyar.

Çocuk pornografisinin çocuklara tecavüz edilmesinde önemli bir bileşen olduğunu iddia edenler olsa da, 11 erkek pedofilik ile yapılan yeni bir çaışmada bu tür pornografik metaryalin gerekli bile olmadığı saptanmıştır.

Pedofilikler ve insest ilişkisinde bulunanlar genellikle ahlaki ve dini açıdan katı değerleri olan kişilerdir. Kurbanlar ya bir arkadaşlarının ya da komşularının çocuklarıdır. İnsestin ortaya çıktığı ailelerin genellikle beklenmedik şekilde ataerkil ve geleneksel olduklarını, özellikle kadınların boyun eğici bir rol üstlendiklerini ortaya koyan kanıtlar vardır. Bu ailedeki ebeveynlerde çocuklarını ihmal etme ve onlardan duygusal olarak uzak kalma eğilimi görülmektedir. Ayrıca annenin olmadığı yada engelli olduğu ailelerde insestin daha yaygın olduğuna inanılmaktadır, çünkü aksi halde anneler kızlarını aile içinde cinsel kötüye kullanıma karşı koruyabilmektedirler. Son zamanlarda aile içinde yaşananlar da dahil olmak üzere tacizcilerin hemen hemen yarısının erkek ergenler tarafından gerçekleştirildiği ortaya konmuştur. Muhtemelen içinde bulundukları negatif ve karmaşık ruhsal süreçler ve aile ortamı nedeniyle, yetişkin suçluların çoğunda da kanun dışı davranışlar erken gençlik döneminde görülmeye başlamaktadır. bu gençlerin çoğu çocukluklarında kötüye kullanıma maruz kalmışlardır. Cinsel amaçlı suç işleyenlere nazaran çocuklara yönelik sapkın davranışlarda bulunanların sosyal becerileri daha az gelişmiştir ve sosyal açıdan izole bir yaşamları vardır. Bu kişilerde akademik sorunlar da yaygındır. Bu kişilerin çocukluklarında polisle sık sın sorun yaşayan çocuklar oldukları söylenebilir ve davranım bozukluğu tanısına da beklendiği gibi sık rastlanır. Beklenenin aksine bu kişilerde depresyon oldukça yaygındır ve belki çocukları kötüye kullanma konusundaki bu duyarsızlıklarının temelinde yaşamlarında çok mutsuz olmaları yatmaktadır.

Kaynak: Abnormal Psychology

Hazırlayan: Psk. Nur GEZEK

Bu yazı toplam 7569 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum