• BIST 96.400
  • Altın 144,302
  • Dolar 3,5616
  • Euro 4,0009
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 9 °C

Cinsel Mitler : Çoğu Abartılı, Yanlı Ve Yanlış…

Psikiyatrist Sevilay Zorlu

Ülkemizde yaşanan cinsel sorunlara göz attığımızda , cinsel sorunlar çok önemli yer tutmaktadır. CETAD ( Cinsel Eğitim Tedavi ve Araştırma Derneği) araştırması sonuçlarına göre Türk toplumu cinsel sorunların en önemli kaynağı olarak %62 ile “eğitimsizlik ve bilgisizliği “göstermektedir.

 “Toplumun cinselliğe yaklaşımı”, “önyargılar/tabular”, ”gelenek ve görenekler” %40 toplumun yaşadığı cinsel sorunların en önemli 2. kaynağı

“Psikolojik nedenler ve stres” 3. neden olarak görülmektedir.

Cinsel işlev bozukluğu sorunu ile cinsel terapiste başvuran birey ya da  çiftlerin psikoterapi süreçlerinde cinsel bilgilendirme ve cinsel mitlerin hedef alınması tedavi başarısında önemli olmaktadır.

MİT veya sözlük karşılığı olarak efsane, ağızdan ağza, kulaktan kulağa dolaşarak yayılan, çoğu zaman kaynağı gerçek olmayan olağanüstü özellikler içeren bir kavramı aklımıza getirir.

CİNSEL MİTLER denildiğinde de kastedilen, kişilerin cinsel konularda doğru olduğunu düşündükleri, çoğu zaman abartılı, yanlış, bilimsel değeri bulunmayan inanışlardır.

Toplumda yerleşik mitler, sosyalizasyon sürecinde cinsel rollerimizin ortaya çıkışını etkilerler. Kız ve erkek çocukların, doğduğu günden itibaren ayrı şemalar içinde cinsel rollerine göre yetiştirilmeleri kadın ve erkeklerin yaşayış, kavrayış biçimlerini, yönelimlerini, beklentilerini ve yaşamlarının her boyutunda ayrılıkları arttırıcı olmaktadır.

Büyüme sürecinde  içinde büyüdükleri kültüre göre bir kadının ve bir erkeğin ne yapıp ne yapmaması gerektiğini öğreniyorlar. Ancak, bu süreçte cinsellikle ilgili öğrenilenlerin ve benimsenenlerin çoğu abartılı, yanlı ve yanlış. Günlük yaşamda fıkralara, günlük basına ve pornografik yayınlara yansıyan bu yanlış  cinsel inanışların (mitler) çoğu kadını küçümseyen, değersizleştiren bir yan içeriyor.

İnsanlara özgü olaylarda doğru yolun olmadığını ve dışarıda belirlenen hiçbir kuralın bizi mutlu edemeyeceğini unuturuz. Kendimizi unuturuz, nasıl hissettiğimizi, kendi cinselliğimizi ve bunu en iyi şekilde nasıl ortaya dökeceğimizi unuturuz. Gerçeği kendi beklentilerimize uydurmaya çalışırken, kendimizle ve partnerimizle olan bağlantımızı kaybeder ve kendimizden hoş bir deneyimi çalmış oluruz.

Seksi daha iyi yaşama konusundaki kararlılığımız yüzünden, seksin yalnızca hayatın küçük bir parçası olduğunu unuturuz. Seksin üzerinde fazla dururuz ve ilişki kurmanın diğer yollarına yeterince zaman ve çaba ayırmayız; böylelikle bize daha doyurucu gelebilecek ilişki kurmanın yollarını kendimizden esirgemiş oluruz.

Bu inanışlara göre, cinsel yaşam ve cinsel haz adeta sadece erkekler için. Kadınlar ise cinsel yaşamın tüketim malı konumunda.Ancak, bu durum sadece kadınlara zarar vermiyor. Erkeği her zaman, her yerde, herkesle seks yapmakla görevlendiren, duygularını ortaya koymayan bir “seks makinesi” olarak konumlayan bu inanışlar sonuçta, erkeklerin de cinsel yaşamı olumsuz etkiliyor, cinsel işlev bozukluklarına yol açıyor.  İşte belli başlı cinsel mitler:

KADIN-ERKEK ROLLERİ İLE İLGİLİ EN YAYGIN YANLIŞ CİNSEL İNANIŞLAR;

  • Erkekler duygularını belli etmemelidir.
  • Cinsellikte başarıya ulaşmak son derece önemlidir.
  • Cinsel ilişki isteğini erkek belirtmelidir.
  • Erkekler cinsel ilişkiyi her zaman ister ve buna her zaman hazırdır.
  • Tüm fiziksel yakınlaşmalar sevişmeyle sonuçlanmalıdır.
  • Cinsel ilişki arzusunu belli eden kadın hafif birisidir.

CİNSEL İSTEK İLE İLGİLİ EN YAYGIN YANLIŞ CİNSEL İNANIŞLAR;

  • Erkekler her zaman cinsel istek duyarlar.
  • Yaşlanma cinsel isteği tamamen ortadan kaldırır.
  • Menopoz cinsel isteği ortadan kaldırır.
  • Kadınların cinsel isteği azdır.

CİNSEL İLİŞKİ SIRASINDAKİ DAVRANIŞLARLA İLGİLİ EN YAYGIN CİNSEL İNANIŞLAR;

  • Sevişmek cinsel birleşme demektir.
  • Sevişmek cinsel organda sertleşmeyi gerektirir.
  • İyi bir sevişme cinsel heyecanın sürekli tırmanması ve orgazmla sonuçlanması demektir.
  • Cinsel ilişkiyi erkek başlatmalı ve sürdürmelidir.Uyarılmış erkek boşalmazsa zararlı olur.
  • Dikkat başka yere çekilirse erken boşalma önlenebilir.
  • İlk boşalmadan sonraki boşalmalarda erken boşalma sorunu olmaz.
  • Sevişme her zaman doğal ve kendiliğinden olmalıdır; sevişmek hakkında konuşmak, düşünmek veya hayal kurmak onu bozar.
  • Sevişmeyi başlatan kadın ahlaksızdır.
  • Her erkek her kadına nasıl zevk vereceğini bilmelidir.
  • Sevişme ancak her iki tarafın birlikte orgazm olmasıyla güzeldir.
  • Eşler birbirlerini sevdikleri takdirde sevişmekten nasıl zevk alabileceklerini de
  • bilirler.
  • Cinsel ilişki içinde olan eşler içgüdüsel olarak diğer eşin ne düşündüğünü ve istediğini bilirler.
  • Cinsel ilişki sırasında mastürbasyon yanlıştır.
  • Erkek cinsel organında sertleşmenin kaybı eşini çekici bulmadığı anlamına
  • gelir.
  • Erkek ya da kadın sevişmeye hayır diyemez.
  • Sevişmede neyin normal olduğuna ilişkin belirli ve kesin kurallar vardır.
  • Olgun kadın birleşmeyle orgazm olmalıdır.

CİNSEL İŞLEVLER İLE İLGİLİ EN YAYGIN YANLIŞ CİNSEL İNANIŞLAR;

  • Güçlü erkekler üst üste birkaç kez sevişebilirler.
  • Bir erkek ne kadar sık ve üst üste sevişebiliyorsa o kadar güçlüdür.
  • Bir kez cinsel sorun yaşanırsa bu tekrarlayacak demektir.

CİNSEL ANATOMİ İLE İLGİLİ EN YAYGIN YANLIŞ CİNSEL İNANIŞLAR;

  • Erkek cinsel organının büyüklüğü oranında zevk verir.
  • Penisin vajinaya girişi zordur.
  • lk cinsel ilişki kadın için çok ızdırap vericidir. Kadın için tehlikeli olabilir.
  • İlk cinsel ilişkide kan gelmezse kadın bakire değildir.
  • İlk cinsel ilişkide “başarısız” olan erkek, erkek değildir.
  • Sürtünme ile kızlık zarı bozulabilir.
  • Evlenmeden önce kızlık zarının bozulmaması için çok tedbirli olunmalıdır.

HAMİLE KALMA İLE İLGİLİ EN YAYGIN YANLIŞ CİNSEL İNANIŞLAR;

Öpüşme, dokunma gibi yakınlaşmalarla hamile kalınabilir.


Psikiyatrist &  Psikoterapist Uzm.Dr. Sevilay ZORLU www.antalyacinselterapi.com

Şirinyalı Mh. İsmet Gökşen Cad. 1528 S. Şahbaz Apt. K:2 D:5  Tel: 0 242 316 98 99

Bu yazı toplam 5994 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
mehmet ali çakmak
2013-10-03 09:34:32
yazının devamı
işte bundan sonra hayat çekilmez olduğu gibi bazı tehlike lere de gebedir, erkek arkadaşları arasında dalga geçilmekten kurtulmak için yalana başvurur, ben hergece ilişki kuruyorum, geçen başka bir yere göreve gittiğimde bi hatun denk getirdim, sabaha kadar devam ettik gibi yalanlar, arkadaşlara fıkra mahiyetinde anlatılır durulur, kadında ise yalan yerine bir arayış başlar, ters davrana davrana erkekteki ereksiyonu sıfırlayan kadın değişik arayışlarda bulunur, çünkü biyolojik görevini yapmayan vücut artık uyanmıştır, kadını rüyalarında bile rahat bırakmaz, sürekli birleriyle haşin bir şekilde ilişkiye girdiğini rüyasında görür yada her gördüğü erkekle fantezi benzeri hayal kurar, bazen bununlada yetinmez gider kendi ağzıyla seninle yatmak istiyorum der, kocası haricindeki erkeğe, erkek Fatmalığın böyle bir zararı oluşuyor ister istemez, elindeki kocanın kıymetini bil kardeşim, abartsalarda erkeğin cinsel hayatı normalde 50 yaşında biter, fakat sen ters davranarak, kocanı kendine yanaştırmayarak bu sınırı 35 yaşına indiriyorsun, ‘’40 ından sonra azanı teneşir paklar’’ sözü bu nedenle söylenmiştir, kadınların bu hareketlerine göre benimsenmiş bir gerçektir, çünkü bende dahil 40 ından sonra azan bir erkek görmedim, erkeğini elinde tutmasını bileceksin, beraber yürümeyecek bir evliliktede ısrar edip kafa eti yeme senaryoları gerçekleştirmeyeceksin, kimse sana bağlı değil ,sende kimseye bağlı değilsin, katlanamıyorsan rahat bırakacaksın, herkes mutluluğu başkalarında arayıp bulacak, kimsenin hayatını zehir etmeye hakkımız yok
mehmet ali çakmak
2013-10-03 09:02:57
beklentiler
cinsellikte duraksama döneminin hiç sınırı yoktur, kadın yada erkek ne zaman harekete geçmek istese, diğeri bu ilerleyişe bomba koyar gibi ters yada zıt bir tavırla heves edilen isteği sonlandırıverir, buda ereksiyon olan organı sönmüş balon gibi bir duruma sokar, kadının hayalindeki fantazide benzer bir nedenle yıkılır, sırtını dönüp yatmak zorunda kalır, önemsiz görüksede beklentiler karşıdan cevap almaya yöneltmiştir, bir başlangıç yapılmak istenir fakat insanoğlu illahaki karşıdan hadi başlayalım komutu duymak zorunda hisseder kendini, gelmeyen cevap hevesi yine kursakta bırakır, halbuki cevap beklenmemelidir, anlayış ve bilginlik gerekmektedir, erkek yada kadın fiziki ve biyolojik olarak cinsel birleşmeyi gerçekleştirmek zorundadır, geri çevrilen davetler gözleri dışarı bakmaya zorlar niteliktedir, buda aile bağları için hiç iyi olmaz. red edilme yada geri çevrilme hususunda erkeğin başına şuna benzer bir olay gelir, ereksiyon konumunda olan organ , sürekli red edilşmeler karşısında sönük haldedir, kadın sürekli azar eder tarzda davranıyorsa, cinsel soğuklukta başlangıç gösterir, kaplumbağaları bilirsiniz, insanlar onları sürekli rahatsız eder el yordamı ile sürekli korkuttukları için, hayvan kafasını sürekli içeri çeker durur, hele birde onun görebileceği yerde durupta sürekli el hareketi ile tehdit eder durursanız, kafasını siz gidene kadar dışarı çıkarmaz, işte insanlardaki benzer durumda budur, kadın sürekli tepesindeymiş gibi davranırsa erkeğe üstelik sürekli bağırıp çağırırsa, erkek cinsel organının ereksiyon olmasını bitirir, kadın istese bile artık çok geçtir, erkeğin cinsellik içgüdüsü sonlanmış ve sürekli solucan gibi sallanan, fazlalıkmış gibi duran bir organla karşılaşırsınız, burada suç erkeğin değil kadınındır, erkeğinde suçsuz bir tarafı var diyemeyiz, elbette kadının bu erkek fatma rolüne bürünmesinde erkeğinde payı vardır, hayat müşterektir sözünü kulağınıza küpe yapın, ben erkeğim, her işi yapmam demeyin, kadın yemek yaparken sizde salata hazırlasanız ölürmüsünüz, unutmayınki eşiniz sizin hizmetçiniz yada uşağınız değildir, ömür birlikte göğüs gerilerek zorlukları aşmamız gereken bir yokuştur engel halidir, erkeğin bu tavırlarından dolayı kadında kendini savunma ihtiyacı hisseder doğal olarak
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim