• BIST 102.270
  • Altın 149,552
  • Dolar 3,5485
  • Euro 4,2033
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 19 °C

Çağımızın Hastalığı: Depresyon

Çağımızın Hastalığı: Depresyon
Duygusal bir bozukluk olan depresyonun mevsim değişikliklerinden hayattaki kayıplara kadar birçok sebebi vardır. Fakat depresyon belirtilerini yaşayan biri hemen depresyonda olduğu düşüncesine kapılmamalıdır.

Uzman Psikolog&Cinsel Terapist Beril Papuççuer Öztürk

Depresyon, psikiyatri literatüründe rahatsızlık ya da hastalıktan ziyade bozukluk olarak nitelendirilir. Depresyonda olduğunuzu bir miktar ön değerlendirme yapmak isterseniz aşağıdaki belirtilerden bir kümeye sahip olmanız gerekir:

Çökkünlük,

Karamsarlık,

Enerji azalması,

Kararsızlık,

Kendine güvensizlik,

Ölüm düşünceleri,

İsteksizlik,

Yaşamdan zevk alamama,

Durgunluk,

İştahsızlık,

Uyku bozukluğu,

İştah bozukluğu,

Unutkanlık,

Kararsızlık,

Kendine güvensizlik vb.

Ancak bu belirtiler her insanda zaman zaman olabilir. Bu yüzden hemen depresyonda olunduğu kanaatine varılmamalıdır. Belli bir sıklık, şiddet ve yoğunluğu aşıyorsa, kişinin hayatını bozmaya başlıyorsa, kendine ve çevresine zarar veriyorsa kişinin depresyonda olduğu söylenebilir. Bu tanıyı psikiyatristler ve bu konuda çalışan uzmanlar koymalıdır. Depresyonun yaşam boyu görülme sıklığı kadınlarda % 20, erkeklerde %10 dur.

GENETİK YATKINLIK VAR MIDIR?

Evet, genetik yatkınlık olabilir ancak biyolojik etkenler, çevresel etkenler, yaşam olayları, her türlü kayıp da etkenler arasındadır. Bazı insanlar deprsyona daha yatkın olabilir. Ruhsal özellikler, beyin yapısı aileye benzeyebilir. Ailesinde depresyon ya da intihar öyküleri olanlar, erken yaşam olayları yaşayanlar, örneğin 12 yaşa kadar ebeveyn kaybı olanlar yatkınlığı yüksek olanlardır. Kişilik özellikleri de yatkınlığı artırabilir, aşırı sorumluluk sahibi olma, aşırı kaygı, aşırı mükemmeliyetçiler, aşırı olumsuz düşünenler, evhamlı olan kişiler depresyona yatkındır.


Süresi, sıklığı, şiddeti önemlidir. Depresyon belirtilerinin gün boyu hakim olması, en az 15 gün kesintisiz sürmesi gerekir.

DEPRESYONU NELER TETİKLER?

Her türlü kayıp ve ayrılık depresyonu tetikleyebilir. Evlilik, taşınma, çocuk sahibi olma gibi nedenler gibi olumlu olaylar da depresyona neden olabilir. Mevsim değişikliği de tetikleyici olabilir. Özellikle kış ve sonbahar mevsimi en sık depresyon görülen dönemdir. Olumsuz duygular, bir daha yaşamamak ve ders almak vb. adına yaşamda yok göstericidir. Ancak kişi olumsuz olaylar karşısında geri çekilmeyi seçiyor ve uyguluyor ise bu durum depresyonu tetikler. Yaşanılan olumsuz olaylardan olumsuz inancımız varsa yeni şeylere sahip olmak için çaba göstermeyiz. Anlık düşüncelerimiz duygularımızla ilişki içindedir. Anlık değerlendirmemiz duygularla ilişkilidir. Anlık değerlendirmeyi yaparken de geçmişte yaşadığımız olayları referans alırız. Burda travmatik yaşantısı yoğun olanların değerlendirme biçimleri de olumsuzdur.

HANGİ NOKTADA UZMAN DESTEĞİ ALINMALI? 

Sabah kötülüğü varsa yani sabah kalktığında çok kötü hissetme hali, erken uykusuzluk, sabaha karşı uyanma ve tekrar uyuyamama, belirgin şekilde durgunluk, yataktan çıkmama hali, intihar ve ölüm isteği olması durumları uzman desteği alınmasına şiddetli bir biçimde işaret eder.

DEPRESYON TEDAVİSİ

Depresyonun aşamalı bir tedavisi vardır. Türüne, şiddetine göre tedavi belirlenir. Sadece ilaç, sadece terapi, ilaç artı terapi şeklinde olabilir. Hafif ve orta şiddette ise sadece psikoterapi yeterli olabilir, ortanın üstü ve şiddetliyse ilaç desteği alınması gerekir (Tabi ki doktorun öngördüğü şekilde).

PSİKOTERAPİ KISMI NASILDIR?

Depresyon belirtilerinin türüne göre, şiddeti ölçeklerle belirlenir. Depresyona özel geliştirilmiş psikoterapi uygulanır. Bilişsel davranışçı terapi en sık kullanılan ve fayda sağlandığı gözlenen psikoterapi yöntemidir. Beyin dış dünyalardan gelen etkilere açık olduğu için bu konudaki uzman bu alanı kullanır.

İLAÇ KISMI NASILDIR?

Antidepresanlar yani ilaçlar duygu baskılayıcıdır, yoğun keder ve üzüntü varsa baskılar. Bunu yoğun yaşayanlar için faydası olur. Sağlıklı bir insan kendi kendine kullanmamalıdır. Eğer sağlıklı biri kullanırsa küntleşebilir (hissizleşme hali). Bu istenen bir şey değildir. Çerez gibi kullanılmaması, kafamıza göre kullanılmaması çok büyük önem arz eder. İlaçların faydası, olumsuz hissedilen duygu durumunu düzenler, uykuyu frenler, iştahı düzenler, bedensel tepkileri düzenler. Kişi kendini enerjik ve daha güçlü hisseder. İlaçların sanıldığı gibi uyuşturma etkisi yoktur, Çevresel olaylarla etkilenen algı ve düşüncelerimizi, duygusal ve bedensel tepkilerimizi yani tüm yapıp ettiklerimizi genel olarak düzene sokar.

DEPRESYON TAMAMEN BİTER Mİ?

Kişiler tedavi olduğunda; tek başına ilaç tedavisi olduysa, ilaç kesildikten sonra ilerleyen yıllarda %70'lerde yineleme görülebilir. Tek başına psikoterapi yapıldığında ya da ilaçla (şiddetine göre değişiyor) yineleme % 30'lara düşüyor. Çünkü kişi depresyonu atlatabilmeyi, onunla başa çıkmayı öğreniyor.

Tüm bunlar ışığında özetle; belirti kümesine sahipseniz hemen bir uzmana başvurmalısınız ve hekim kontrolünde tedavi şekline ve ilaç desteğine karar verip uygulamalısınız. Hayatınız değerlidir gecikmeden ve daha fazla şiddeti artmadan mutlaka uzman desteği alın.

Kaynak: http://www.hurriyetaile.com

 

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 1701 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006-2017 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim