• BIST 83.067
  • Altın 146,538
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara -4 °C

C. Gustaft Jung'un Ölüm Yıldönümü

C. Gustaft Jungun Ölüm Yıldönümü
Sigmund Freud'la birlikte psikanalizin kurucularından kabul edilen Carl Gustav Jung 1961'de hayata veda etti.

İsviçreli psikolog ve analitik kompleks psikolojinin kurucusu Carl Gustav Jung, 26 temmuz 1875'te İsviçre'nin Kesswil kentinde doğdu, 6 haziran 1961'de Zürih'te hayata veda etti.
 
İsviçreli bir papazın oğludur. 1895'te Basel'de tıp eğitimi almaya başladı ve 1900'de Eugen Bleuler'in asistanı olarak Burghölzli'de psikiyatr olarak hizmet verdi.
 
Doktorasını 1902'de tamamladı. Tez konusu okult (gizli, görünmeyen) fenomenler (etkiler) ve psikoloji ve patolojiyle bağlantılarıydı. Paris'de altı ay kalarak bilgilerini derinleştirdi. 1903'te Emma Rauschenbach ile evlendi.
 
Jung sadece psikoterapi bilim dalını değil, aynı zamanda psikoloji, teoloji, etnografi, edebiyat ve güzel sanatları da etkiledi.
 
Psikoloji alanında kendisi tarfından bulunan ve yapılan kavramlar geniş şekilde kabul gördü. Örneğin kompleks, introversiyon ve ekstraversiyon, gölge, arketipler (enerjikompleksler), kolektif (toplumsal) bilinçaltı, anima, animus...
 
Jung'a göre gölge bilinçaltı bir komplekstir. Şuur ve benliğin karşıtı, tersidir. İstenilmeyen, kabul görülmeyen tüm kişisel özelikler gölge kompleksine dahil olur.
 
Örnek olarak biri kendini nazik ve kibar olarak tanımlıyorsa onun gölgesi kaba ve katıdır. Acımazsız birinin gölgesi çok naziktir. Kendini çirkin olarak tanımlıyan zatların gölgeleri güzel olmaktadır.
 
Jung'tan inciler

Mars gezegenine ulaşmak, kendi kendine ulaşmaktan daha kolaydır.
Diğerinin sevmediğimiz özellikleri, kendi kendimizi bulmaya yardım edebilir.
Duygusuz karanlığı aydınlatamayız ve bitkinliği harekete çeviremeyiz.
Düşünmek zor bir sanattır, onun için çoğunluk tek karar verir.
Çocukken kendimi yalnız hissederdim; hala da öyle hissediyorum çünkü bazı şeyleri biliyorum ve bunları hiç bilmedikleri ya da bilmek istemedikleri anlaşılan insanlara bazı ipuçları vermeye çalışıyorum.

Yalnızlık, insanın çevresinde insan olmaması demek değildir. İnsan kendi önemsediği şeyleri başkalarına ulaştıramadığı ya da başkalarının olanaksız bulduğu bazı görüşlere sahip olduğu zaman kendisini yalnız hisseder.

Bilinmeyen bir şeyi hissetmek ve bir gize sahip olmak önemlidir. Böyle bir şeyi yaşamamış bir insan, önemli bir şeyi yaşamamış olur.

Tümüyle emin olduğum hiçbir şey yok. Tümüyle inandığım bir şey de gerçekten yok. Tek bildiğim, doğduğum ve var olduğum.

Doğduğumuz dünya çok acımasız, ama aynı zamanda ilahi bir güzelliği var. Anlamlı oluşunun mu, yoksa anlamsızlığının mı ağır bastığına karar vermek, insanın yapısına bağlı.

Günümüzde, bizi tehdit eden tehlikenin doğadan gelmediğini, insan ve kitle ruhundan kaynaklandığını açıkça görüyoruz. Tehlike insanın ruhundan kopmuş olmasında.

Bu haber toplam 1427 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Bankasya Ödemeleri Başladı05 Aralık 2016 Pazartesi 13:20
  • Cinsel İstismarda Evliliğin Önünü Açmak...21 Kasım 2016 Pazartesi 19:43
  • Sonbahar Depresyonuna Dikkat!07 Kasım 2016 Pazartesi 16:54
  • Bugün 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü10 Ekim 2016 Pazartesi 10:03
  • Psikolog & Psikiyatrist Farkı?05 Ekim 2016 Çarşamba 18:15
  • İstanbul Devlet Tiyatrosu 'Perde' diyor30 Eylül 2016 Cuma 16:34
  • AÖF Güz Dönemi Kayıt Yenileme İşlemleri Başladı!29 Eylül 2016 Perşembe 20:31
  • İlk Kürtçe Dergi Yayın Hayatına Başladı28 Eylül 2016 Çarşamba 19:55
  • WhatsApp grup sohbeti için yeni özellik28 Eylül 2016 Çarşamba 11:44
  • Çocuklarda Hiperaktivite Belirtileri27 Eylül 2016 Salı 18:52
  • EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim