• BIST 89.282
  • Altın 145,654
  • Dolar 3,6261
  • Euro 3,8910
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 17 °C

Büyümek Çocukluğu Terketmek Midir? VİDEO

Büyümek Çocukluğu Terketmek Midir? VİDEO
Uzman Psikolog Bihter İyidir, Samanyolu Haber Televizyonunda Yetişkin rollerinin çocukluğun neşesini yitirmeyi zorunlu kılmadığını ve yetişkinlikle çocukluğun heyecanında dengenin önemli olduğunu ifade etti...

Samanyolu Haber Televizyonu'nda psikolog Orhan Gümüşel'in sunduğu Pozitif Hayat programına katılan Uzman Psikolog Bihter İyidir, mutluluğun yol haritasına dair önemli açıklamalar yaptı. Yetişkin olmanın sadece ciddi ve asık suratlı olmak anlamına gelmediğini, insanın büyüdükçe sorumluluklarını yerine getirirken çocukluğun neşesini de taşımaları gerektiğini vurguladı.

“BÜYÜMEK ÇOCUKLUĞU TERK ETMEK MİDİR?”

Uzman Psikolog Bihter İyidir: İkisini birbirinden bazen şöyle ayırmak gibi bir hataya düşüyoruz sanırım. Yetişkin olmak ağır olmaktır. Yetişkin olmak ciddi olmaktır. Asık suratlı olmak daha yetişkin adam, ağır adam imajını uyandırır bizde. Ya da toplumsal önyargılarımız var. Çok net bir deyiş diyebiliriz mesela: “Ağır ol; molla desinler.” Ama yetişkinliğin bu olmaması gerekiyor. Doğrusu bu değil. Evet sorumluluklarımızı yerine getireceğiz ve mutlaka ki taşımamız gereken yükler var ve onları da taşıyacağız ama o arada da o kadar asık suratlı, ciddi, hayata kara kara gözlerle bakan yetişkinler olmak zorunda değiliz. Çocukluğun neşesini de taşıyor olmalıyız.

Psikolog Orhan Gümüşel: Evet. “Ağır ol; molla desinler.” biraz sanki yetişkin olurken, o eşiği geçerken daha çok gençler için söylenen bir şey. Ya da genç yetişkinler için söylenen bir şey. Bana şey gibi geliyor: Çocukluk yapma, yerinde davran. Beklentiye uygun, o sosyal normlara uygun davran demek gibi bir şey. Aslında çok da sakınca yok gibi ama sizin dediğiniz gibi olursa ki o ayrımı çok keskin bir hatla yaparsak, esnek olamazsak o zamanda insanın o şefkatli, esnek, affedici, yumuşak tarafını bir kenara bırakmış oluyoruz. Ve mekanik: “Bu budur; bu bu değildir” doğrularla yanlışların çok tartışıldığı bir ortama geliyoruz. Doğrular, yanlışlar… Çocuklukta sanki bu yok gibi.



“ÇOCUĞA ÖZERK BİR ALAN OLUŞTURULMALI”

Uzman Psikolog Bihter İyidir, Pozitif Hayat'ta Çocuk yetiştirirken yapılan yanlışlardan birinin de çocuklara sürekli şunu yap, bunu yapma, oraya dokunma şeklinde kısıtlamalar ve baskılar yapıldığını ve uygun çocuk yetiştirmede en önemli noktalardan birinin çocuklar için özerk bir alanın oluşturulması gerektiğini ifade etti. Aksi halde bastırılmış çocukluk yaşandığını ve bunun da ileride psikiyatrik rahatsızlıkları tetiklediğini belirtti.

Uzman Psikolog Bihter İyidir: Bastırılmış çocukluk derken özellikle çok fazla özerklik verilmemiş –çocuklar için özgürlük kelimesini kullanmıyorum özerklik diyorum çünkü anne babalarına bağlılar çocuklar bağımlılar hatta yaşamlarını sürdürebilmeleri için. Çok fazla özerklik verilmemiş çocuklara şöyle yaparız bir sınır çizeriz ve o sınır içerisinde serbest bırakırız. Uygun çocuk yetiştirme sistemi budur aslında. Ama o sınırı çok daralttığımız zaman, sürekli kurallar, yapılması gerekenler, “Onu yapma, oraya dokunma” dediğimiz zaman çocuklarımızı çok bastırmış oluyoruz. Mehmet Bey' in (telefon bağlantısı) eklediği bir şey vardı bundan sonra da o ilk çocukluk evresinden sonra da akabinde “Sınava çalış, ders çalış, ödevini yaptınmı” ile devam ediyor

Psikolog Orhan Gümüşel: Geleceğe hazırlıyoruz başlığı altında ekonomik hayata hazırlıyoruz aslında. Ve para kazanmaya hazırlıyoruz.

Uzman Psikolog Bihter İyidir: Bilişsel gelişim dediğimiz bir şey var düşünceyi, zihinsel gelişimi kastediyorum. Düşünsel gelişimi hep destekleyip; duygusal ve sosyal gelişimi desteklemediğimiz de bastırılmış çocuklar oluyor. Onların geleceğe, yetişkinliğe yansıması ne? Birincisi sorumluluk almada bu çocuklar daha da zorlanıyor yetişkin olduklarında. Çünkü sürekli sorumlulukları hatırlatan bir anne baba çekildiği zaman artık kendisinin düşünebiliyor, öngörebiliyor, muhakeme edebiliyor olmasını beklediğimiz yetişkinlik döneminde yine birinin söylemesine, onayına, takdirine ihtiyaç duyuyor.”

“ÇOCUĞUNUZDAN BOŞANAMAZSINIZ”

Uzman Psikolog Bihter İYİDİR, boşanmış aileler için de çok önemli tespit ve tavsiyelerde bulundu: Ayrılan çiftlerin çocuklarıyla ilişkilerini sürdürmeleri gerektiğini, ayrılmanın sadece eşler arasında kalmasını, çocuğa bunun yaşatılmaması gerektiğini çocuğun güven duygusu açısından da bunun çok önemli olduğunu söyledi.

Uzman Psikolog Bihter İyidir: Ayrılan çiftlerin çocuklarıyla ilişkilerini hala sürdürüyor olmaları lazım. Çünkü ayrılan kadınla erkektir. Karıyla kocadır. Yani çocuktan ayrılan biri yok. Dolayısıyla buna çok özen gösterilmesi gerekiyor. O hala o çocuğun babası, o da hala o çocuğun annesi.

Psikolog Orhan Gümüşel: O zaman şöyle bir şey diyebilir miyiz? Bazen böyle spotları söyleme ihtiyacı hissediyorum. Boşanan anne babadır; çocuktan boşanılmaz. Bunu çocuğa da hissettirmek lazım, kendi içimizde de hissetmek lazım ki biz o çocuğun çocukluğunu son derece verimli geçirmesini sağlayalım. Kişilik gelişmesinde zedelenmeler olmasın ki yetişkin hayata geçtiğinde çocukluk sermayesini de taşıyabilsin. Aksi halde taşıyamaz.

Bu haber toplam 3270 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim