• BIST 89.282
  • Altın 145,807
  • Dolar 3,6298
  • Euro 3,8933
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 17 °C

Büyümede Duraklama Hastalık İşareti Olabilir

Büyümede Duraklama Hastalık İşareti Olabilir
Çocuğunuz kısa boyluysa ya da büyümesinde duraklama varsa zaman geçirmeden bir uzmana başvurmanızda yarar var. Bunun nedeni büyümeyi etkileyen bir hastalık olabilir.

Boy kısalığı Batı toplumlarında yüzde 2-3 oranında görülen bir sorun. Türkiye'de 2008 verilerine göre 0-5 yaş arası boy kısalığı oranının (boyun 3. persantil altında olması) yüzde 10.3 oranında olduğu belirtiliyor. Sağlık Bakanlığı, MEB ve Hacettepe Üniversitesi'nin birlikte yürüttüğü, 'Çocukluk Çağı Obezitesi Araştırması'na göre ise (2013 verileri) boy kısalığı oranı 7-8 yaş grubunda yüzde 2.3 olarak bulunuyor.

KALITIM ÖNEMLİ

Doğum öncesi dönemden başlayarak 18 yaşlarına kadar temposu zaman zaman hızlanıp yavaşlayarak devam eden büyüme süreci sonunda çocuk erişkin boyuna ulaşıyor. Çocuğun sağlıklı büyüme sürecinde çeşitli etkenler bulunuyor. “Anne ve babadan geçen genlerle belirlenen kalıtım, çocuğun boyunu belirleyen önemli bir etken” diyen İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Pediatrik Endokrinoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Feyza Darendeliler, sağlıklı bir büyüme için sağlıklı beslenmenin şart olduğunu söylüyor. 


Boy uzama üzerinde büyüme hormonu gibi birçok hormon ve büyüme faktörleri de etkili oluyor. Çocuğun büyüyebilmesi için psikososyal ortamının olumlu olması ve asıl büyümeyi sağlayan uzun kemiklerin uyaranlara yanıt verebilmesi gerekiyor. Prof. Dr. Darendeliler, “Araya giren herhangi bir hastalık, büyüme sürecini olumsuz etkileyebiliyor” diyor. Dolayısıyla büyümede duraklama ve/veya boy kısalığı altta yatan hastalığın ilk belirtisi olabiliyor. 

Beslenme bozukluğu bodurluğa yol açıyor 

Normal kısa boyluluğun toplumda en sık görülen boy kısalığı olduğu belirtiliyor. Bu çocukların boylarının kısa, büyüme hızlarının normal olduğuna dikkat çekiliyor. Patolojik boy kısalıklarında boy kısa ve büyüme hızı düşükken, patolojik boy kısalıkları içinde iskelet bozuklukları nadir olup genellikle kol ve bacakların kısa olduğu orantısız bir boy kısalığı oluyor. Orantılı boy kısalıkları içinde Türkiye’de uzun süreli beslenme bozukluğu sonucu gelişen ve bodurluk diye adlandırılan boy kısalığı yüzde10 oranında görülüyor. Özellikle yaşamın ilk yıllarında geçirilen beslenme bozukluğu daha sonraki yaşlarda boy kısalığına yol açıyor. 

 

‘Turner sendromu’ 1/2500 sıklığında sadece kızlarda görülen, en önemli bulguları boy kısalığı ve ergenlik yokluğu olan bir hastalık olarak tanımlanıyor. Büyüme hormonu eksikliği 1/3500 oranında görülüyor. Sıklıkla tek bulgusu boy kısalığı ve/ veya büyümede duraklama oluyor. Hipotiroidi 1/3500 oranında görülüyor ve doğumsal formlarında boy kısalığı dışında zekâ geriliği de görülüyor. Doğum tartısı düşük olarak doğan ve ilk 2 yaşta büyümede yakalama yapamayan çocukların da nihai boylarının kısa olduğu belirtiliyor. 


DİKKAT: Devlet, belirli kurallara göre büyüme hormonu eksikliği saptanmış tüm vakalarda tedaviyi karşılıyor.

Büyüme geriliği anne karnında anlaşılır 

Boy kısalıklarının bazıları anne karnında başlıyor. Buna iskelet sistemi hastalıkları örnek olabiliyor. Bu hastalıklarda büyümenin anne karnında yavaşlaması saptanabiliyor.

Prof. Dr. Feyza Darendeliler boy kısalığının nedenlerini şöyle sıralıyor:

Boy kısalığı nasıl anlaşılır?

Çocuğun boyunun normal olup olmadığı, sağlıklı çocukların boy değerlerinden hazırlanmış persantil eğrileri kullanılarak değerlendiriliyor. Sağlıklı bir çocuğun boyu eğri üzerinde 3 ve 97. persantil çizgileri arasında yer alıyor ve çocukluk dönemi boyunca aynı eğri üzerinde devam ediyor. Çocuğun boyunun persantil eğrilerinde 3. persantil altında olması, normal persantil eğrileri içinde olsa bile zaman içinde eğri içinde düşme göstermesi ya da anne-babasına göre çocuğun boyunun kısa olması patolojik olarak değerlendiriliyor ve tetkik gerektiriyor.

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 979 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Depresyon Alzheimer riskini artırıyor21 Eylül 2016 Çarşamba 18:19
  • Stresin En çok Etkilediği alan: CİLT22 Ağustos 2016 Pazartesi 12:35
  • Bütün Gün Oturarak Çalışıyorsanız Dikkat!28 Temmuz 2016 Perşembe 14:18
  • Kronik Hastalıklar Akıl Sağlığını Bozuyor05 Haziran 2016 Pazar 11:01
  • Oruç Tutarken Halsizliği Önlemenin Yolları!30 Mayıs 2016 Pazartesi 20:59
  • Kanserin Psiko-Sosyal Etkileri Var19 Mayıs 2016 Perşembe 13:19
  • Neden Kilo Alırız?18 Mayıs 2016 Çarşamba 18:57
  • Bilinçaltımız da Bizi Hasta Ediyor!09 Mayıs 2016 Pazartesi 11:59
  • Bebeklerde En Sık Karşılaşılan Sorun?02 Mayıs 2016 Pazartesi 20:07
  • İnatçı Depresyona Elektroşokla Müdahale20 Nisan 2016 Çarşamba 20:21
  • EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim