• BIST 83.456
  • Altın 147,099
  • Dolar 3,7651
  • Euro 4,0462
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara -3 °C

Bugün Dünya Menopoz Günü

Bugün Dünya Menopoz Günü
Bugün 18 Ekim Dünya Menopoz Günü. Gün Dolayısıyla bir çok sağlık kurumunda Menopoz ile ilgili bilgilendirme etkinlikleri düzenlenecek.

 
Türkiye'de kadınların menopoza girme yaşının 47-49 yaş, dünyada ise 50-52 yaş civarında olduğu belirtildi.

18 Ekim Dünya Menopoz Günü dolayısıyla bir açıklama yapan Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd.Doç.Dr. Özer Öztekin, menopozun kısaca kadının adetten kesilmesi ile birlikte doğurganlığının sona ermesini ifade ettiğini söyledi. Öztekin, bu hali ile menopozun fizyolojik bir süreç olarak yaşlanmanın doğal bir sonucu olduğunu anlattı. Menopoz sonrası sürecin, östrojen eksikliğine bağlı ortaya çıkan özellikle kemik erimesi ve kalp damar hastalıkları  gibi bazı önemli sağlık sorunlarını da birlikte getirdiğini belirten Özer, şöyle konuştu: "Menopoz sonrası sürenin uzaması ile beraber bu tür sağlık sorunları ile karşılaşma riski de artmaktadır. Tıp ve teknoloji alanındaki gelişmelere paralel olarak dünyada ortalama yaşam süresi gittikçe uzamaktadır. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), 2030 yılına kadar 50 yaş ve üzerinde 1.2 milyar kadının bulunacağını ve bunların çoğunun menopoz sonrasında uzun süre yaşayabileceğini tahmin etmektedir. Bu açıdan bakıldığında menopoz sonrası süreç önemli bir toplumsal sağlık sorununa dönüşmektedir."

Uluslararası Menopoz Topluluğu (IMS) ve WHO'nun 18 Ekim'i Dünya Menopoz Günü olarak kabul ettiğini belirten Özer Öztekin, sözlerine şöyle devam etti: "Bu şekilde tüm dünyadaki kadınların menopoz ve ilişkili sağlık sorunları açısından bilinçlendirilmesi amaçlanmaktadır. Ülkemizde menopoza girme yaşı yaklaşık 47-49 yaş, dünyada ise 50-52 yaş civarındadır. Menopoza giriş birdenbire ve aniden olmamakta yıllarca devam eden bir sürecin sonunda ortaya çıkmaktadır. 40'lı yaşlardan itibaren kadınlarda önce yumurtlamanın azalmasına bağlı düzensiz adet kanamaları, aralıklı ateş basması ve terlemeler, psikolojik değişiklik ortaya çıkmaya başlar. Zamanla yakınmalar giderek artar ve adet tamamen kesilir. Bu dönemde bir yıl adet kanamalarının olmaması menopoz tanısı için yeterlidir."

Altı aydan daha fazla adet gecikmelerinin araştırılması gerektiğini anlatan Özer Öztekin, sözlerini şöyle sürdürdü: "Kandaki estrojen ve yumurtlamayı uyaran hormon seviyeleri ölçülerek kesin tanı konulur. Menopozdaki temel değişiklik kadınlık hormonu olan östrojenin yumurtlamanın durması sonucu azalmasıdır. Bunun sonucunda kadında, başta ateş basmaları, terleme, çarpıntı olmak üzere, uykusuzluk, sinirlilik, depresyon, unutkanlık, halsizlik, cinsel istekte azalma, kemik erimesi ve buna bağlı kırıklar, damar sertliği, diğer kalp-damar sistemi hastalıkları gelişme eğilimi, cinsel organlarda atrofi, kuruluk, ağrılı ilişki, idrar kaçırmaya kadar varan üriner sistem sorunları ortaya çıkabilmektedir."

Öztekin, zamanında önlem alınması ve menopozda azalan yumurtalık hormonlarının yerine konmasıyla tüm bu sorunların minimuma indirilmesinin mümkün olabildiğini söyledi. Öztekin, Hormon Replasman Tedavisi'nin (HRT) bazen riskleri abartılsa da, günümüzde özellikle sıcak basmaları, gece terlemeleri ve vajinal kuruluk gibi menopozal semptomların giderilmesinde en etkili tedavi yöntemi olmasının yanında osteoporoz ve buna bağlı kırıkların önlenmesinde de etkin olduğunu anlattı. Olası risklerin önlenebilmesinin ancak koruyucu hekimlik bilinci altında gerekli erken önlemlerin alınmasına bağlı olduğunu belirten Öztekin, sözlerini şöyle tamamladı: "Bu dönemde kadının hormon tedavisi alsın veya almasın mutlaka izlenmesi ve belirli aralıklarla sağlık kontrollerinin yapılması gereklidir. Çünkü bu dönem, meme ve jinekolojik kanserlerin en sık görüldüğü dönemdir. Özellikle meme kanseri açısından mamografilerin, rahim ve rahim ağzı kanserleri açısından ise jinekolojik ultrasonografilerin ve smear taramalarının yapılması şart.

Menopoza geçiş ve menopoz sonrası dönemin sağlıklı geçirilebilmesi için tüm bayanların yılda bir defa doktora gitmeleri, 40 yaşından sonra meme röntgeni ve ultrasonografilerini yaptırmaları, kalsiyumlu yiyecekleri tüketmeye özen göstermeleri, güneş ışığından yararlanmaları, günlük egzersiz alışkanlığı edinmeleri ve kilo almaktan kaçınmaları önem taşımaktadır."

Bu haber toplam 1375 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Doğum Kontrol Yöntemleri Nelerdir?04 Ekim 2016 Salı 11:00
  • Tüp Bebek Tedavisinde Stresin Etkisi03 Eylül 2016 Cumartesi 00:35
  • Polikistik Over Sendromunun Belirtileri Nelerdir?16 Ağustos 2016 Salı 22:00
  • Kahkaha Atarak Hamile Kaldılar!27 Mayıs 2016 Cuma 19:28
  • Kadınlığı Çalan Hastalık?17 Mayıs 2016 Salı 19:30
  • Vajinismus Tanısı Nasıl Konur?21 Mart 2016 Pazartesi 20:16
  • Doğumda Dinlenecek Müzikler04 Mart 2016 Cuma 20:55
  • Kadınların Gizli Sorunu İdrar Kaçırma12 Şubat 2016 Cuma 12:47
  • Kadınlar Neden Alışveriş Yapar?05 Şubat 2016 Cuma 20:08
  • Düzensiz Uyku Doğurganlığı Azaltıyor05 Şubat 2016 Cuma 19:39
  • EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim