• BIST 97.565
  • Altın 145,228
  • Dolar 3,5680
  • Euro 3,9893
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 16 °C

Bruksizm (Diş Gıcırdatma) Hastalığının Nedenleri

Bruksizm (Diş Gıcırdatma) Hastalığının Nedenleri
Sabahları dişlerinizde ağrıyla mı uyanıyorsunuz? Güne yorgun ve halsiz mi başlıyorsunuz? Bütün gece uykunuzda dişlerinizi mi gıcırdatıyorsunuz? Eğer bu sorulara ‘evet’ yanıtını veriyorsanız ‘bruksizm’ hastası olabilirsiniz.

Bruksizm, çene eklem problemlerine yol açan diş gıcırdatma ve diş sıkma alışkanlığıdır. Genellikle uyku sırasında olan bu durum bazı kişilerde gün içerisinde de ortaya çıkabilir. Sık görülen uyku bozukluklarından biridir. Hastaların kişilik yapısıyla tetiklenebilir. Hastalığın psikolojik ve fizyolojik sebepleri vardır. Stres bruksizmin nedenleri arasında önemli bir faktördür. Mükemmeliyetçi, rekabetçi, yönetici konumundaki kişilerde daha sık rastlanır. Hastalığın kadın ve erkekte görülme olasılığı aynıdır. Ama agresif, titiz, rekabetçi kişiler bruksizm için risk grubundadır. 

Sabahları kulak ağrısı çekiyorsanız dikkat 

Diş gıcırdatma şu sorunlara yol açabilir: 

- Dişlerin çiğneyici yüzünde aşınma. 
- Dişlerde kırılma. 
- Dişlerde aşırı hassasiyet. 
- Dişlerde sallanma.
- Yanak içlerinde tahriş. 
- Kas ağrısı. 

Bruksizm tanısı genellikle hastalığın ilerleyen zamanlarına kadar konulamaz. Çünkü çoğu insan bu alışkanlığının farkında değildir. Diş sıkmaya gıcırdatma da eşlik ediyorsa çıkan ses etraf tarafından fark edilir. Bruksizm hastaları çoğunlukla sabah kalkıldığında eklemlerde, çiğneme kaslarında ağrı, baş ve boyuna yayılan ağrı, kulak ağrısı, yorgunluk, yutkunma güçlüğü, dişlerde ağrı veya hassasiyet ve çene ekleminde ses şikayetiyle doktora başvururlar. 

Psikiyatrik destek gerekli olabilir 

Bruksizm, diş hekimi ve nöroloji, psikiyatri gibi birçok branşın belli seviyelerde ilgilendiği bir rahatsızlık. Durum fizyolojikse öncelikle diş hekimi müdahalesi şarttır. Eğer durumda psikolojik bir tablo söz konusu ise psikiyatri ile birlikte diş hekimleri kombine tedavi uygulayabilir. Hastalığın tedavisindeki amaç dişlerde çene ekleminde oluşabilecek kalıcı zararları önlemek ve ağrıyı ortadan kaldırmaktır. Diş gıcırdatmasının tedavisinde kullanılan en önemli araç, uyku sırasında dişlerin birbirleriyle temasını engelleyen şeffaf bir plaktır. 'Gece plağı' denilen bu apareyin tek başına yeterli olmadığı durumlarda bazı ek tedaviler uygulanabilir. Örneğin stres terapisi uygulanabilir ya da rahat uyumayı sağlayıcı önlemler alınabilir. Kas gevşetici ilaçlardan yararlanılabilir. Eğer diş gıcırdatmaya hatalı yapılmış diş dolgusu ve kaplamalar neden oluyorsa bu sorunların giderilmesi gerekir. Diş sıkma ve gıcırdatma sonucu çene eklemindeki deformasyona bağlı olarak çok ileri safhalarda cerrahi tedaviler de yapılır.

Botoksla tedavi edilebiliyor 

Hastaların birçoğu yapılan gece plağını 6 ay düzenli kullandığında diş sıkma alışkanlığından kurtulabilir. Gece plağının yanında botoks ile tedavi olumlu sonuçlar verebilir. Yanak alt kısmında bulunan çiğneme kasına belirli noktalardan yapılan botoks enjeksiyonu doğru uygulamayla kastaki stresi kaldırır. Böylece istenmeyen kasılmalar, kontrol dışı sıkmalar ortadan kalkabilir. Botoksun 6-9 ay etkisi vardır.

- Kulaklıkla müzik dinlerken dikkat

Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Atilla Şengör anlattı: Kulaklıkla yüksek sesle müzik dinlemek, işitme hücreleri veya sinirlerinde hasara neden olabilir. Yüksek sesle müzik dinledikten sonra kulakta çınlama, uğultu ve işitmede azalma gibi belirtiler genellikle geçici bir durum sanılır. Oysa bu tip belirtiler kalıcı bir hasara işaret ediyor olabilir. Kalıcı hasar riskine karşı cihazın en yüksek ses seviyesinin yüzde 80'i kadar olacak şekilde, günde en fazla 90 dakikayı aşmamak uygun olur. Daha uzun sürelerde dinlemek isteniyorsa ses seviyesi yüzde 60'ı geçmemeli. 

Çınlama önemsenmiyor 

Yüksek ses nedeniyle gelişen hasara bağlı iç kulak tipi işitme kaybı, yavaş ve sinsi ilerleyen bir durum. Uğultu ve çınlama gibi erken belirtiler de kişi tarafından önemsenmeyebilir. Ancak işitme kaybı, kişinin çevre ile iletişimi bozulunca göze çarpabilir ve bu durumda da çok geç kalınmış olabilir. Cihazın ürettiği sesler kadar kulaklıkların tipleri de önemli. Araştırmalara göre, kanal içi kulaklıklar, kulak içi veya kafa üstü kulaklıklardan daha düşük seviyelerde sesle tatmin sağladıkları için daha güvenli. Prensipte dışarıdan en az ses alan kulaklıklar tercih edilmeli. Kulaklıkların tek taraflı kullanılması da uygun değildir. Alışkanlık gereği tek kulaklık kullanımı ya da kulaklığın diğer tekinin bir başkasına verildiği durumda ses yine yükseltilir, bu da işitme için riski artırır.


Sağlıklı dişler için beslenme önerileri

Diş Hekimi Aslı Tapan anlattı: Bu besinler diş beyazlatıyor Çilek: Dişler üzerinde leke oluşumunu engeller. Ancak çileğin içerisindeki asit ve şekerin diş minesine zarar vermemesi için tüketildikten sonra su içilmeli veya ağız çalkalanmalı. 

Portakal: Bu meyvenin kabuğunun içinden doğal diş macunu elde edilebilir. Haftada birkaç defa uygulanması fayda sağlar. 

Süt: Çene kemiklerini güçlendirip diş eti hastalığından korur. Kalsiyum açısından çok önemlidir. Somon balığı: Çocuklarda diş gelişimine çok yardımcı olan bu besin, D vitamini ve kalsiyum açısından zengindir.

Turunçgiller: C vitamini içeriği yüksek olan bu besinler dişin sert tabakasını güçlendirir, dişleri asitlere karşı korur, diş eti iltihabını önler, bağ dokusunu güçlendirir, diş etlerinin sağlıklı kalmasını sağlar.

Su: Ağız içindeki yıkayıcı etkisi tartışılmazdır ve tükürük seviyesini yüksek tutar. Brokoli: Antioksidan özelliği ile değil, dişleri asitten koruyucu özelliğiyle bilinir. Diş minesi üzerinde koruma kalkanı oluşturur. 

Susam tohumu: Dişlerdeki bakteri plak oluşumunu azaltır ve buna bağlı olarak diş eti sağlığı için çok önemlidir. Badem ve kuru meyveler: Ağızda temizleyici etkiye sahiptir, diş üzerindeki plak oluşumunu azaltır. Diş eti sağlığı açısından çok önemlidir. 

Adaçayı: Bu doğal ürün ile diş fırçalamak ve gargara yapmak, ağız sağlığı açısından çok önemlidir.

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 19823 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Kaç saat uykuya ihtiyacınız var?07 Kasım 2016 Pazartesi 23:06
  • Enerji İçecekleri Hepatit Riskini Artırıyor!07 Kasım 2016 Pazartesi 18:37
  • Depresyon Alzheimer riskini artırıyor21 Eylül 2016 Çarşamba 18:19
  • Stresin En çok Etkilediği alan: CİLT22 Ağustos 2016 Pazartesi 12:35
  • Bütün Gün Oturarak Çalışıyorsanız Dikkat!28 Temmuz 2016 Perşembe 14:18
  • Kronik Hastalıklar Akıl Sağlığını Bozuyor05 Haziran 2016 Pazar 11:01
  • Oruç Tutarken Halsizliği Önlemenin Yolları!30 Mayıs 2016 Pazartesi 20:59
  • Kanserin Psiko-Sosyal Etkileri Var19 Mayıs 2016 Perşembe 13:19
  • Neden Kilo Alırız?18 Mayıs 2016 Çarşamba 18:57
  • Bilinçaltımız da Bizi Hasta Ediyor!09 Mayıs 2016 Pazartesi 11:59
  • EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim