• BIST 97.717
  • Altın 144,131
  • Dolar 3,5713
  • Euro 3,9962
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 16 °C

BİLGİSAYAR VE İNTERNET BAĞIMLILIĞI

Psk. Nergis ÖZDİNÇ AZANPA

Bilim ve teknolojik gelişmelerin hızla arttığı içinde bulunduğumuz bu bilgi çağında, cep telefonu, bilgisayar ve internetin günlük yaşamımıza girmemesi neredeyse kaçınılmaz gözüküyor. Özellikle internetin cep telefonlarına girmesi ile istediğimiz bilgiye anında ulaşabilme, bilgi paylaşımında bulunabilme gibi kolaylıklarından dolayı teknolojinin bu hızına yetişebilme adına her evde, ofiste, alışveriş merkezinde, restoran ve kafelerde, okulda hatta arabalarda internet ağının var olduğunu görüyoruz. İnternetin yaşamımıza getirdiği kolaylıklar elbette tartışılmaz ancak internetin bize kazandırdıklarının yanında onun adına nelerden vazgeçildiğine bir göz atmak gerektiğini düşünüyorum.

Günümüzde internet kullanımının özellikle okul öncesi çocuklara kadar indiğini görmek mümkün. Okul öncesi kurumlarda eğitim amacı ile kullanılan bilgisayarların ev ortamına girdiğinde bu amacından uzaklaştırıldıklarına şahit oluyoruz. Eskiden sesleri çıkmasın diye TV başına oturtulan çocuklar şimdi aynı şekilde bilgisayar başına oturtulmaktalar ne yazık ki. Okul öncesi dönemi, çocukların fiziksel, ruhsal ve sosyal açıdan en hızlı geliştikleri dönem olması açısından önemli. Dolayısı ile bu dönemde bilgisayar ve internet ile tanışan ve bağımlılık geliştiren çocuğun uzun vadede fiziksel olarak duruş ve göz bozuklukları, duygusal olarak depresif ve içe kapanma, sosyal olarak kişisel iletişimden uzaklaşma, arkadaşlarını reddetme, yalnız olma isteği görülebilmektedir. Okul çağı çocukları ve gençlerde de aşırı bilgisayar ve internet kullanımı bedensel ve psikolojik gelişmelerini, sosyal ilişkilerini, kişilik gelişimlerini, akademik başarılarını olumsuz yönde etkileyebilmekte ve onları bağımlı hale getirebilmektedir. Peki nedir bağımlılık? Bilgisayar ve internet bunun neresinde yer almaktadır?

Bağımlılık, bireylerin, kendilerinin ruhsal ve bedensel sağlığına ya da sosyal yaşamına zarar vermesine karşın, belirli bir eylemi yinelemeye yönelik önüne geçilemez bir istek duymaları halidir.  İnternet bağımlılığı, internetin ruh sağlığını bozacak düzeyde kullanılması olarak tanımlanabilmektedir. İnternet bağımlılığı, bağımlılığın davranış değişikliğine bağlı boyutunda yer almaktadır. Kumar oynama, aşırı yeme, bilgisayar oyunu oynama bu boyuttadır.  İnternet bağımlılığından söz edebilmemiz için belirli kriterler mevcuttur. Çocuğunuzda veya bir yakınınızda internet bağımlılığı olduğunu söyleyebilmemiz için; a) hergün internete bağlanma ve sık sık e postalarını konrol etme   b) internette niyet edilenden daha uzun sürede kalma  c)  bilgisayar ve internet dışı ilginin kaybolması d) bilgisayar ve internetten uzak kalındığında sinirlilik hali e) sosyal faaliyetlerde azalma ve arkadaşları tarafından anlaşılmadığına ilişkin duygu geliştirme f) bilgisayar başında uzun süre kalmaktan dolayı fiziksel rahatsızlıklar, uykusuzluk ve yorgunluk gibi durumların olmasının yanında bu sözü edilen durumların 12 aydan az olmaması gerekmektedir.

Çocuk ve gençlerde bilgisayar ve internet kullanımının aşırıya kaçmasını ve bağımlılık geliştirmesini önlemek,  onların fiziksel, duygusal, sosyal ve kişilik gelişimleri açısından oldukça önemlidir. Bunun için ebeveynlere büyük görevler düşmektedir. Özellikle doğru internet kullanımını öğretmek için ebeveynlerin çocuklarına model ve rehber olması gerekmektedir. Ebeveynler, çocuklarına kitap okuma alışkanlığı kazandırarak bilgiye ulaşmanın tek yolunun bilgisayar ve internet olmadığını gösterebilirler. Evdeki bilgisayarı ortak kullanım alanında tutarak çocukların hangi sitelere ne kadar süre ile girdiğini zor kullanmadan denetlemeleri daha mümkün olabilmektedir. Yine teknolojinin nimetlerinden faydalanarak ebeveynler, çocuklarının girmesini istemedikleri siteleri filtreleme ve engelleme yöntemini de deneyebilirler.  Ayrıca ebeveynlerin çocuklarını sanal arkadaşlık yerine gerçek sosyal ilişkilere geçmesini özendirmelidirler. Bunu, çocuklarını çeşitli sosyal aktivitelere götürerek, spor etkinliklerine yönlendirerek yapabilirler. Unutulmamalıdır ki, çocuklara kızmak, bilgisayarı ve interneti yasaklayıp odalarından veya evden kaldırmak, bu konuda onlara cezalar vermek sadece kısa bir süre için çözüm olacaktır. Bunun yerine çocuklarla oturup bilgisayarı hangi durumlarda ne amaçla ve ne kadar süre içerisinde kullanabilecekleri konuşabilir ve ebeveyn ile çocuk arasında bir anlaşma yapılabilir. Tüm bunları yaparken ebeveynlerin bir biri ile ve kendi davranışları arasında tutarlı olmaları gerektiği de unutulmamalıdır.

Bilgisayarın ve internetin çocuklarımız ve bizim için yararlı mı yoksa zararlı mı olduğuna karar vermenin oldukça güç olduğunu biliyorum. Hızlı ilerleyen bu bilgi ve teknoloji çağına ayak uydurmak önemli ancak bunu, kişiliğimizden, sosyal yaşantımızdan, fiziksel sağlığımızdan feragat etmeden de yapabileceğimizi bilmeliyiz. Bilgisayar ve interneti ihtiyaçlarımızla doğru orantıda kullanmak en iyisi olsa gerek.

Tüm ebeveynlere kolay gelsin.

Randevu: (212) 570 32 23

Bakırköy/ İstanbul

Bu yazı toplam 5567 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
ayşegül karadeniz
2011-05-05 09:00:01
teşekkürler
bence cok iyi insanlara çok yararlana bildik yazana teşekkürle benden bukadar
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim