• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • İstanbul 30 °C
  • Ankara 31 °C

Beynin Yapısı ve Öğrenme Süreci

Beynin Yapısı ve Öğrenme Süreci
Beynin yapısı ve nasıl çalıştığını öğrenmek oldukça karmaşıktır. Ne yapıldığı ve nasıl hissedildiği merkezi sinir sistemi, bağışıklık sistemi ve peptide sistemi tarafından etkilenir.

BEYİN TEMELLİ ÖĞRENME

GİRİŞ

Beynin Yapısı ve Öğrenme

Beynin yapısı ve nasıl çalıştığını öğrenmek oldukça karmaşıktır. Ne yapıldığı ve nasıl hissedildiği merkezi sinir sistemi, bağışıklık sistemi ve peptide sistemi tarafından etkilenir. Öğrenme amacıyla, beyni farklı kategorilere ayırmak gerekir. Belirli işlevler beynin farklı alanlarında gerçekleşse de beyin bir bütün olarak çalışmaktadır. Bir beyin modeline bakıldığında beynin dış, orta ve alt bölümlerden, iki yarı-küreden (hemisfer) ve dört lobda oluştuğu görülmektedir

Öğrenme ile ilgi oluşumlar beynin orta ve alt bölümlerinde yer alır. Beynin orta bölümünde yer alan Corpus callosum, iki yarı-küreyi birbirine bağlayan, beynin her iki tarafında oluşan bilgilerin kolayca bir yarı-küreden diğerine geçmesini sağlayan aksonlardan oluşan sıkı bir banttır. Thalamus duyu organlarından gelen bilgileri alır ve beynin diğer bölgelerine yollar. Hypothalamus sindirimi, dolaşımı, hormon salgılanmasını, cinselliği, beslenmeyi, uykuyu ve duyguları kontrol eder. Hippocampus bilginin işleyen bellekten uzun süreli belleğe transferi sırasında öğrenmenin oluşmasında önemli bir rol oynar. Bu yapı anlamlandırma açısından önemlidir. Amygdala hippocampus’e bağlantılı bir yapıdır. Duyu organlarından gelen bilginin işlenmesinden ve beynin duygusal hafızasının kodlanmasından sorumludur. Alt bölümde yer alan cerebellum, hareketten, duruştan, koordinasyondan, dengeden, motor hafızadan ve yenilikleri öğrenmeden sorumludur.

Beynin iki yarı-küresinden

Sol yarı-kürede;

mantıksal sıralama, karar verme, harfleri yorumlama, dil ile ilgili fikirlerin işlenmesi, düşüncelere yapı ve sıra verilmesi, fikirlerin sınıflandırılması, sayılarla ve hesaplarla ilgilenerek fikirlerin kritik analizinin yapılması ve vücudun sağ bölümünün kontrol edilmesi işlevleri yapılmaktadır.

Sağ yarı-kürede ise;

görselşekillerin ve imajların (grafikler, haritalar ve çizgiler), uzamsal bilginin, kendiliğinden rastlantısal, açık uçlu fikirlerin işlenmesi, sezginin kullanılması, yeniliklerle, belirsizliklerle ilgilenme ve vücudun sol bölgesini kontrol etme işlemleri yapılmaktadır. Beyin kabuğunun bağlantı kurucu alanları öğrenme, düşünme ve dil gibi yüksek beyin işlevleri ile ilgilidir

Beyni oluşturan dört lobdan

alın (frontal) lobu hareketle,

çeper (parietal) lobu beden duyumlarıyla,

şakak (temporal) lobu işitmeyle ve

ense ( Oksipital) lobu görme ile ilgili işlevler görür.

Alın lobunda merkez oluk boyunca karşılıklı yer alan duyusal ve motor korteks, duyu ve hareketle ilgili işlevler görür. Yakın zaman kadar biyolojik psikolojide genellikle hayvan denekler kullanılıyor ve bilişsel olmayan süreçler üzerinde duruluyordu ama artık gelişmekte olan yeni bir hareket var. Bilişsel nörobilim denilen bu hareket, insan denekler kullanır, bilişsel süreçler üzerinde yoğunlaşır ve ağırlıklı olarak nörobilimin (biyolojinin beyin ve merkezi sinir sistemi ile ilgilenen dalı) yöntem ve bulgularına dayanır. Bilişsel nörobilim; özünde bilişsel yaklaşımı benimsemiş psikologlar ve nörobilimcilerin, zihinsel faaliyetlerin beyinde nasıl gerçekleştiğini keşfetme girişimleridir (Atkinson ve diğerleri,1996:24). İnsan öğrenmesinin temeli sinir sistemi ve beyindir. Nörobilim beyin ve sinir sistemi ile bilişsel davranışlarımız arasında ilgi kurulmasına yardım eder (Brewer 1999).

Beyin karmaşık düşünme görevlerini yerine getirmesine rağmen, onun temel amacı bireyin hayatta kalmasıdır. Gerçek anlamda, biz dikkat etmeye ve bizi canlı ve işlevsel tutan uyarıcıları hatırlamaya programlanmışızdır. Beynimiz düzenli olarak, gelen bilginin yaşam için anlamlı olup olmadığını belirlemek üzere çevresini gözden geçirir. Beynin tespit ettiği bilgi dikkat çekici, önemli ve daha sonra geri getirilmek üzere saklanır

Beyin Temelli Öğrenme

Beyin temelli öğrenme insan beyninin işlev ve yapısına dayanan, nörobilim, nörodilbilim ve bilişsel psikoloji ile bağlantı kuran bir öğrenme yaklaşımıdır. Geleneksel öğretim yöntemleri beynin doğal öğrenme sürecini göz ardı ettiği için öğrenciyi bilgiyi ezberlemeye yöneltmektedir. Beyin temelli öğrenme stratejilerini kullanarak bireyler tam öğrenme düzeyinde anlamlı öğrenir ve kendi bilgilerini yapılandırırlar. Beyin temelli öğrenme, öğretime gelişimsel ve sosyo-kültürel açıdan bakan, insan beyninin yapısı ve fonksiyonları üzerine temellendirilmiş bütüncül bir yaklaşımdır Beyin temelli öğrenmenin felsefesi, normal beyin süreçleri ile ilgili tutarlı öğrenme imkanları sunmasıdır

Öğrenme ve öğretmeyi etkili kılmak için Caine ve Caine tarafından ileri sürülen beyin temelli öğrenmenin on iki ilkesi aşağıda verilmiştir

BEYİN TEMELLİ ÖĞRENMENİN İLKELERİ

1.      Beyin paralel işlemcidir

İnsan beyni bir defada bir çok işlem yapmaktadır. Düşünceler, duygular, hayal gücü ve eğilimler kendiliğinden işleme geçerler, diğer bilgi süreci modelleri ile kültürel ve sosyal bilgi ağı ile etkileşimde bulunurlar.

Örneğin birey karşıdan karşıya geçerken beynin beş farklı alanı kullanılır: görsel örüntü hareketi, biçim, hız, ses ve duygular.

Öğretim stratejileri: Renkli poster, resim, grafik vb., benzetimleri kullanma, alan gezileri, rol yapma. Öğrenme bağlamında karmaşık, çoklu-duygusal ortam tasarımlama önemlidir.

2. Öğrenme fizyoloji ile ilişkilidir

Beyin karmaşık ve fizyolojik bir organdır. Öğrenme nefes almak kadar doğaldır; onu engellemek ya da kolaylaştırmak mümkündür. Stres, mutsuzluk, alkol, beslenme, egzersiz ve uykusuzluk öğrenmeyi etkiler.

Öğretim stratejileri: Çeşitli materyaller kullanma, edebiyat, okuma, film, video ve gerçek yaşantılar, sesli öğrenmeyi genişletme, şarkı söyleme, rol yapma, dergi, örnekler, hareket, resim.

3. Anlamı araştırma doğuştandır

Anlamı arama insan beyni için yaşamsal bir yönelim ve temeldir. Beyin yeni uyarıcılara yanıt vermek için kendiliğinden araştırırken bilinenlere ihtiyaç duyar ve bunları otomatik olarak kaydeder. Bu ikili süreç beyin uyarıldığında meydana gelir.

Öğretim Stratejileri: İlgi çekici, anlamlı ve zengin seçenekler sunma.

4. Anlamı Araştırma Örüntüleme Yoluyla Oluşur

Örüntü anlamlı organizasyon ve bilgilerin sınıflandırılması anlamına gelir. Bireyin ön öğrenmeleri ile yeni öğrenilenler arasında anlamlı bir örüntü oluşturulduğunda öğrenmenin niteliği artar ve anlamlı öğrenme gerçekleşir.

Öğretim stratejileri: Örüntü oluşturmada öğretmenler en az dört yol kullanabilirler. Birincisi yeni bir konuya başlamadan önce ön bilgilerin ortaya çıkarma; ikincisi poster, harita gibi görsel materyaller kullanarak konuya geniş bir açıyla bakmalarını sağlama; üçüncüsü materyalle ilgili tartışmalarını teşvik ederek öğrencilerin örüntü oluşturmalarını sağlama; son olarak modeller oluşturarak ve grafikler kullanarak örüntü oluşturmalarını sağlamadır Grup ve alan çalışması uzmanla görüşme, çoklu stratejilerle öğrenme (görsel, işitsel, devinişsel) önemlidir. Öğrenenler öğrenilenleri açıklar ya da öğretirler (En iyi öğrettiğimizde öğreniriz).

5. Örüntü oluşturmada duygular önemlidir

Örüntü yeni bilgiyi var olan bilgiyle ilişkilendirmeye ve organize etmeye fırsat verir. Duygusal ve bilişsel süreçler birbirinden ayrılmaz. Duygular bellek için çok önemlidir çünkü bilginin depolanmasında ve geri getirilmesinde kolaylık sağlar. Duygular süreklidir;özel bir durumdan sonra bir dersin ya da yaşam deneyiminin duygusal etkisi uzun süre devam eder.

Öğretim stratejileri: stresi azaltan etkinlikler: nefes alma, mizah, oyunlar vb.;uyumu artıran etkinlikler: partner’la öğrenme, tartışmalar, diyalog kurma.; pozitif duygulara yer verme: Tebrik etme, öğrenenin davranışını destekleme

6. Beyin parça ve bütünleri eş zamanlı olarak işlemler ve kendiliğinden yapar

Beynin sol ve sağ yarı-küreleri arasında önemli farklar vardır. Sözcükler matematik,müzik ya da resimle ilgilenen sağlıklı bireyin iki yarı-küresi birbiriyle etkileşim içindedir. Sol beyin parça bilgileri, sağ beyin bütün bilgileri organize eder. Her iki beyin de yaklaşık her etkinlikte yer alır.

Öğretim stratejileri: Üniteye, derse vb. bütüncül bakmayı sağlama. Öğrenmede ardışıklığı sağlayıcı materyaller kullanma.

7. Öğrenme hem odaklanmış dikkati hem de çevresel algılamayı içerir

Beyin bilgileri dikkat ederek ve bilinçli olarak alır. Öğrenme ortamının öğrencinin dikkatini çekecek şekilde düzenlenmesi gerekmektedir.

Öğretim Stratejileri: Grafik,diyagram,posterler kullanma. İlgili bilgiyi görsel açıdan

dikkat çekici hale getirme. Çalışma sırasında müzik kullanma.

8.Öğrenme bilinçli ve bilinçsiz süreçleri içerir

Bilinçli öğrenmelerin yanı sıra, öğrenenin çevreden gelen uyarıcılarla farkına varmadan etkileşmesi sonucu bilinçsiz öğrenmeler de oluşur.

Öğretim Stratejileri: Öğrenenlerin bilinçli olarak öğrenmeleri ve tekrar etmelerine

yardım için, biliş ötesi (metacognition) etkinlikleri kullanma

9.İki tür bellek vardır sistemi vardır:

Uzamsal (üç boyutlu) bellek sistemi ve ezberleyerek öğrenme sistemi

Uzamsal bellek sistemi günlük deneyimlerle,

ezberleyerek öğrenme sistemi ise olgu ve becerilerle ilgilenir.

Olgu ve beceriler beyin tarafından farklı bir şekilde organize edilir ve daha fazla uygulama ve tekrara gereksinim duyulur.

Öğretim Stratejileri: Öğrenme-öğretim ortamında bazen ezberleyerek öğrenme önemli ve kullanışlıdır. Örneğin, alt sınıflarda çarpım tablosu, hece tablosu ve yabancı kelimeler, yetişkinlerde ve üst sınıflarda özet kavramlar ve farklı konulara ilişkin ilkelerin ezberlenmesi. Fakat ezberlemeye dayalı öğretim öğrenmenin transferinde kolaylık sağlamaz ve anlamlı öğrenmenin gelişimine engel olur.

10.Olgu ve beceriler doğal, uzamsal bellekte yer aldığında en iyi şekilde anlaşılır ve hatırlanır

Beyin bilgiyi bağlamda ya da içerikte yer almasına dayalı olarak sınıflandırır (sorts) ve depolar. Başarı tüm duyuların kullanımına ve öğrenenin karmaşık ve etkileşimli yaşantılar geçirmesine bağlıdır. Bu nedenle öğretmenler gerçek yaşam etkinliklerini kullanma ihtiyacı duyarlar.

Öğretim Stratejileri: Sınıf içi demonstrasyonlar, drama, projeler, kır gezileri, yaşantılarla ilgili görsel tasvirler, hikayeler ve farklı konularda etkileşimde bulunma.

11. Öğrenme teşvikle artar ve korkuyla azalır

Beyin hayatta kalma tepkisinin bir parçası olarak çevrede yeni olanlar için kararlı bir şekilde uyanıktır. Beyindeki reticular oluşumu çevrede yeni olana karşı bizi uyarır. Kimi eğitimciler bundan “dikkat girişi” (attention gate) olarak söz etmektedirler. Bir durum rutin olduğunda reticular oluşum daha az etkin olur. Yeni bir etkinlikte bu uyarılır ve daha dikkatli olunur. Yüksek teşvikle ve düşük stresle beyin çeşitli durumlarda sinirsel işlem ağlarını işlevsel hale getirir. Bu nedenle üst düzey düşünme becerileri olan analiz, sentez, uygulama ve değerlendirme kullanılır. Bunun sonucu olarak da yaratıcılık gelişir.

Öğretim Stratejileri: Öğrencilerin öğrenme ortamın da rahatlamaya ve dikkatini odaklamaya ihtiyacı vardır. Bunun için öğretmenler bu tür ortamlar yaratarak, rutin durumlarda sürpriz yaşantılar sağlamalıdırlar. Aynı zamanda ön öğrenmeleri ile yeni konular arasında bağlantı kurmalarını istemelidirler.

12.Her beyin tektir

Temel duygular ve duyuları kapsayan aynı sisteme sahip olmamıza rağmen bu sistem her beyinde farklı bütünleştirilmiştir. Öğrenme beynin yapısına göre değişir. Her bireyin beyni kendine özgüdür ve yaşantısı birbirinden farklıdır. Bu nedenle öğrenmeler arası kurulan ilişkiler bireyden bireye farklılık gösterir.

Öğretim Stratejisi: Öğrenme çok yönlü olmalı ve öğrencilerin bireysel ilgilerini çekecek çoklu öğretme stratejileri kullanılmalıdır. Öğrencilerin görsel, devinişsel, işitsel ve duygusal tercihlerini ifade etmelerine fırsat verilmelidir. Beyin temelli öğrenmenin ilkeleri en iyi öğrenmenin, gerçek problemleri çözerek gerçekleşeceğini ileri sürmektedir. Öğrenme, anlam araştırmaları ve örüntülerin yapılandırılması ile ilgili olarak beyin tarafından desteklendiğinde daha anlamlı olur. Bu tür deneyimler öğrenenlerin öğrenme deneyimlerini içselleştirmelerini ve bireyselleştirmelerini sağlar. Beyin araştırmaları eğitim programları ve öğretimin bireysel öğrenme ihtiyaçlarına cevap verdiğinde daha etkili olacağını ileri sürmektedir. Beyin temelli öğrenmede, öğrenenin öğrenme yaşantılarına etkin katılımı sağlanmalıdır (Brewer 1999). Öğrenme stillerinin ve duyuların dikkate alınmasında sınıflama sisteminin önemli bir yeri vardır. Bu sınıflama sistemleri: Beş duyu organı, öğrenme duyuları (görsel, işitsel, devinişsel), çoklu zeka ve öğrenme alanlarıdır

Beyin temelli öğrenme yaklaşımının bir çok özelliği diğer eğitim kuramları ile benzerlik göstermektedir. Beyin temelli öğrenme etkinlikleri işbirliğine dayalı olarak yapılmaktadır. Öğrencilerin bireysel çalışmalarının yanı sıra takım olarak çalışmalarına fırsat verilir. Beyin temelli öğrenmede yapılandırmacılıkta olduğu gibi öğrencilerin yaparak yaşayarak öğrenmeleri, karar vermeye dahil edilmeleri ve öğretmenin rehber rolü üstlenmesi esastır. Öğrencilerin sadece konular arasındaki ilişkileri görmeleri değil aynı zamanda eski bilgileri ile yeni bilgiler arasında nasıl bir bağ kuracaklarını keşfetmeleri önemlidir. Çoklu zeka kuramında yer aldığı gibi beyin temelli öğrenme yaklaşımında da her beynin tek olduğu ilkesine dayanarak çoklu öğrenme etkinlikleri (işitsel, görsel, devinişsel, duygusal) düzenlenmektedir.

Uygulamada Beyin Temelli Öğrenme

Beyin temelli öğrenme, bilgiler arası örüntü oluşturmanın ve bilgileri organize etmenin önemini vurgular. Bu yaklaşım ezberleyerek öğrenmeyi anlamlı öğrenmeye dönüştürdüğünden geleneksel yöntemden farklılaşmaktadır. Ausubel’in anlamlı öğrenme kuramında da vurgulandığı gibi birey yeni algılarını daha önce öğrendiği bilgiler ve uzun süreli bellekte depolanan ilgili bilgilerle ilişkilendirerek anlamlandırdığında öğrenme daha kalıcı olmaktadır. Geleneksel ile beyin temelli öğrenmenin farklılaştığı noktalar aşağıdaki tabloda verilmiştir.

Geleneksel

Beyin temelli

Bilgi kaynağı

Öğretim süreci iki yönlüdür

Öğrenme karmaşıktır. Sosyal etkileşim ile bütünleştirilmiştir.

Sınıf organizasyonu sınıf yönetimi

Öğretmen kontrollüdür

Öğretmen rehberliğinde öğrenci merkezlidir

Ürün

Bilgi ezbere dayalıdır

Bilgi yapılandırılmış ve kalıcıdır

Tablo 1. Beyin Temelli Öğrenme ve Geleneksel Yöntemin Karşılaştırılması

Geleneksel Beyin Temelli

Bilgi kaynağı Öğretim süreci iki yönlüdür. Öğrenme karmaşıktır. Sosyal etkileşim ile bütünleştirilmiştir.

Sınıf organizasyonu- Sınıf yönetimi

Öğretmen kontrollüdür. Öğretmen rehberliğinde öğrenci merkezlidir.

Ürün

Bilgi ezbere dayalıdır. Bilgi yapılandırılmıştır ve kalıcıdır. Öğrenmede değerlendirme çok önemlidir. Değerlendirme beynin ihtiyaç duyduğu dönütü sağlar. Yetersiz yapılan değerlendirme işlevlerin iyi bir şekilde yapılmasında beynin yeterliklerine engel olur. Beyin temelli öğrenmede öğrenciler içerik ve yöntem seçiminde yer almalıdırlar. Onlar kendi öğrenmelerine kılavuzluk edebilirler. Bunun yanı sıra öğrenciler değerlendirme sürecinde de yer almalıdırlar. Bu öğrenme imkanlarının devam etmesini sağlar. Öğrenciler kendi öğrenmelerini gösterene kadar onların “ne bildiklerini” ve “nasıl düşündüklerini” ortaya çıkarmak mümkün değildir. Öğrenme süreci gözlemlendiğinde öğrencilere ilişkin detaylı bilgi sahibi olunabilir. Gözlem, görüşme ve doküman inceleme öğrenme sürecini değerlendirmede ihtiyaç duyulan verilerin elde edilmesini sağlar, gelecekte ne yapılacağına ilişkin bilgi verir

YÖNTEM

Bu bölümde araştırmanın yöntemi, denel işlemler, evren ve örneklem, veri toplama araçları ve verilerin çözümlenmesi üzerinde durulmuştur. Araştırmada deneysel yöntem, kontrol gruplu ön test-son test deseni kullanılmıştır. Çalışma kapsamına 2001-2002 öğretim yılı ilköğretim 4. Sınıf öğrencilerinden birbirine denk bir deney grubu ve bir kontrol grubu alınmıştır. Deney grubu için beyin temelli öğrenme yaklaşımının temel ilkelerine dayalı olarak geliştirilen öğrenme yaşantıları düzenlenirken, kontrol grubunda geleneksel öğretime devam edilmiştir. Deney grubunda bilginin kalıcı olması amacıyla bireyin Sosyal Bilgiler dersinde öğrendiği bilgileri ile İngilizce dersindeki yeni bilgileri ilişkilendirmesini sağlayan beyin temelli öğrenme etkinliklerine yer verilmiştir. M.Ü. Atatürk Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Dergisi Yıl : 2002, Sayı 15, Sayfa : 123-136

132

Veriler nitel ve nicel araştırma yöntemleri ile toplanarak istatistiksel analizler yapılmıştır. Nitel araştırma yöntemi kapsamında öğrencilerle görüşme yapılmış ve sınıf ortamı gözlenmiştir. Nicel araştırma kapsamında ise öğrencilere dört bölümden oluşan okuma-yazma-dinleme becerilerini ölçen başarı testi uygulanmıştır. Ölçme araçlarının kapsam geçerliği uzman görüşü ile sağlanmıştır. Araştırmanın denel işlemlerini gerçekleştirmek üzere araştırmacılar tarafından öğretme durumları geliştirilmiştir. Öğretme durumlarında beyin temelli öğrenmenin on iki ilkesine dayalı olarak çeşitli uygulamalara yer verilmiş, uygulamalarda kullanılması gereken araç ve gereçler sağlanmıştır.

Araştırmada deney ve kontrol gruplarının son test ve ön test puanları farklarının ortalama ve standart sapmaları hesaplanmış, grupların ortalamaları arasındaki farkın anlamlılığını test etmek için t-testi uygulanmıştır. Öğrencilerin ön test ile son test puanları farkı erişi olarak alınmıştır. Gözlem sonuçları içerik analizi ile çözümlenmiştir.

Sınıf Ortamına İlişkin Gözlem Sonuçları

Öğrenme sürecinde sınıf ortamı gözlemlenmiş, elde edilen sonuçlar nitel olarak analiz edilmiş ve belirli temalar altında gruplandırılarak sunulmuştur. Belirlenen temalardan öğretmen davranışlarına ilişkin olarak beyin temelli öğrenme ortamında öğretmenin öğrencilere kılavuzluk ettiği, her etkinlikten önce etkinliği açıkladığı, farklı etkinlikler için uygun ortamlar düzenlediği, öğrencilerin dikkatini çekecek uyarıcılara yer verdiği gözlemlenmiştir. Öğretmenin dikkat çekme davranışına ilişkin örnek aşağıda verilmiştir:

“Öğretmen geçen hafta yoruldunuz mu diye sorduğunda öğrenciler hep beraber hayır

diye bağırdılar, yine öğretmen yarışmaya hazır mısınız diye sorduğunda öğrenciler coşku ile

evet hazırız dediler.”

Öğrenci davranışına ilişkin belirlenen tema altında öğrencilerin etkinliklere etkin katıldıkları, ilgili oldukları, etkinlikler sırasında heyecanlandıkları, hayal güçlerini kullandıkları, tahminlerde bulundukları, karşılaştıkları farklı etkinliklerde şaşırdıkları, etkinliklerin çeşitliliğinden kaynaklanan gürültü ve tartışmanın yoğun olduğu gözlemlenmiştir. Yazma becerilerine ilişkin etkinliklerde öğrencilerin isteksiz oldukları ve çekingen davrandıkları görülmüştür. Okulun bölümlerinin yazılı olduğu sözcük kartlarını okul içindeki ilgili bölümlere asma etkinliğinde öğrencinin etkin katılımına ilişkin örnek aşağıda verilmiştir:

..... bu arada öğrenciler büyük bir heyecan içinde arkadaşlarının gelmesini beklerken tezahürat yaptılar”.

Öğrenme sürecindeki etkinliklere ilişkin olarak belirlenen tema altında grup çalışması, demonstrasyon, senaryo oluşturma, ürün sergileme, grup tartışması ve her etkinlik için farklı türde müzik kullanımına yer verildiği gözlemlenmiştir. Yakın çevreye yönelik plan çizme etkinliğinde grup tartışması ve çalışmasına ilişkin örnek aşağıda verilmiştir:

“ .....Öğrenciler yakın çevrede neler olduğunu ve planı kimin çizeceğini tartıştılar,

öğretmenin rehberliğinde görev dağılımı yaptılar” .

Beyin temelli öğrenme yaklaşımının uygulanmasında dikkat edilmesi gereken noktalar:

Teklik:

  • Öğrenen seçenek sunmak
  • Önceki bilgileri ile yeni öğrenmelerini ilişkilendirmeleri için fırsat sunma
  • Öğrenme, stillerini, duygularını ve güçlü yanlarını tanıma

Değerlendirme

  • Öğretmenin zamanında dönüt vermesi
  • Öğrenenlerin birbirlerine dönüt vermesi
  • Öğrenenlerin kendilerini tanımalarına fırsat tanıma
  • Hataları olumlu öğrenme yoluna çevirme

Duygular

  • Öğrenenleri duygularını açıklama konusunda cesaretlendirme
  • Eğlenceyi öğrenmenin bir parçası olarak tanıma
  • Oyunu öğrenmenin bir parçası olarak tanıma
  • Olumlu dil kullanma

Anlam

  • Bütüncül öğrenmeye yer verme
  • Bireysel uygunluk ve duygusal içeriği tanıma
  • Çalışma için yeterli zaman verme
  • Gelişim ve yansıtma için yeterli zaman verme

Çoklu yol

  • Çoklu zekâyı tanıma
  • Çoklu tasarım yollarını tanıma
  • Çeşitli sunumlar için fırsat tanıma
  • Ortamı müzik, poster gibi materyallerle zenginleştirme

Beyin beden birlikteliği

  • Etkin öğrenmeyi sağlama
  • Gezi düzenleme ve gösteri yapma
  • Hareket etmelerini sağlama

Bellek

  • Zihin haritaları kullanma
  • Çevreyi kullanma
  • Zengin yaşantılar sağlama

Beslenme

  • Yararlı besinleri seçmelerini sağlama
  • Beslenme hakkında bilgilendirme
  • Öğrenme ortamında su bulundurma

Döngü ve ritim

  • Enerjik etkinlikler için zaman ayırma
  • Öğrenenlerin heyecanlarını tanıma ve yönetme
  • Ritüel, yenilik ve güçlüklerin uygun kullanımını sağlama

Korkularla baş etme

  • Stres yönetimi
  • Demokratik ortam sağlama
  • Öğrenenleri destekleme
  • Ödül yerine içsel motivasyon sağlama

Öneriler

  • Tartışma öğrenenin kendi bilgisini yapılandırmasında etkilidir. Bu yüzden tartışma ortamı yaratın.
  • Öğrenenlere öğrenmelerini motive edici zengin ortamlar sunun
  • Kendilerini ve arkadaşlarını değerlendirmeleri için onları cesaretlendirin
  • Öğrencilerin grupla öğrenmelerini ve bilgilerini paylaşımlarını sağlayacak alanlar oluşturun.
  • Öğrenme ortamını sadece sınıfla sınırlandırmayın. Sınıfın yanı sıra dış mekanları da etkin kullanın
  • Okulun genel amaçlarını okul koridorlarına ve halka açık alanlara asın
  • Beyin gelişimini  olumlu etkilemek için öğrenme çevresindeki uyarıcıları değiştirin
  • Öğrenenin sosyal çevresi ve okul arasındaki ilişki kurmasını sağlayın
  • Ödüllerin öğrenen için stres kaynağı olmasını engelleyin
Bu haber toplam 30295 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim