• BIST 83.048
  • Altın 147,065
  • Dolar 3,7593
  • Euro 4,0369
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara -4 °C

Bağımlı mı Yoksa Bağlı mısınız?

Bağımlı mı Yoksa Bağlı mısınız?
CİSED Genel Başkanı Dr. Cem Keçe, "İlişkilerde bağlılık, bir kişiye özgürce sevgi ve saygı ile yakınlık göstermek demektir; bağımlılık ise başka bir kişiye, muhtaç olmak, özgür ve özerk olmamak demektir." dedi.

Bağımlılık ve bağlılığın aynı şey olmadığına dikkat çeken CİSED Genel Başkanı Dr. Cem Keçe, "İlişkilerde bağlılık, bir kişiye özgürce sevgi ve saygı ile yakınlık duymak ve yakınlık göstermek demektir; bağımlılık ise, başka bir kişiye bağlı olmak, muhtaç olmak, özgür ve özerk olmamak demektir. Evlilik ya da duygusal ilişkilerde bireyler eşlerini hayatlarının merkezine koyup tek beden, tek ruh, tek zihin olmaya çalışıyorsa bu bağımlılığa giden bir ilişkidir. İlişkilerinde kaybetme korkusu yaşayan, tecrübesiz, çevresi dar, asosyal, kendine özgüveni ve kendilik değeri düşük, kendini çirkin, yetersiz, güçsüz gibi nitelendirmeler yüklemiş, daha önce olumsuz içerikli ve sonuçlu bir ilişki yaşamış kişilerde bağımlı ilişkilere daha sık rastlanabiliyor. Bu kişilerin çocukluğu incelendiğinde; annelerinin zorlayıcı, mesafeli, öfkeli, ihmal edici ya da reddedici olduğu görülebiliyor. Yani ihtiyaçları uygun biçimlerde karşılanmadığında bu çocuklar yetişkinliklerinde bağımlı ilişkiler geliştirilebiliyorlar. Bu nedenle bağımlı kişi eşini kendi gölgesine almak, burada tutmak ister" dedi

Bağımlılarda Eleştiri Başlıyor 

"Bağımlılık kokan ilişkilerde izole bir yaşam vardır, çiftin baş başa geçirdiği zaman artmıştır ancak arkadaşlar ve aileler ile iletişim azalmış, iletişim çemberi daralmıştır. Bu durum, bireylerin birbirine olan mecburiyetlerini arttırabilir" diyen Keçe, şöyle devam etti: "Kişi beynini "o benim her şeyim, ben onsuz yapamam, onsuz olmayı hayal edemiyorum" gibi rasyonel olmayan düşüncelerle doldururken, bir taraftan da yaşadığı ilişkinin bitmemesi için mükemmel sevgili olmak, her türlü beklentiyi karşılamak, her anını doldurarak başkasına muhtaç olmamasını sağlamak isteyerek kendi varlığından vazgeçebilir. Hatta "biri her an aklını çeldirir" diye düşünerek onu hemcinslerinden uzak tutmaya da çalışabilir. Yani çok seviyor gibi görünmek esasen bir kayıp korkusunun dışa vurumu olabilir. İlişkilerinde bağımlı olanlar, genelde bir noktadan sonra, eşlerini aşırı derecede eleştirmeye, onları "ilgisiz, kalpsiz, duyarsız" olarak suçlamaya başlayabilirler."

Birlikte durun, ama yapışmayın

Bağımlı ilişkilerin bir çeşit ebeveyn çocuk ilişkisi olduğunu ifade eden CİSED Medya ve Halkla İlişkiler Koordinatörü Psikolog Serap Yeşil; "Bağımlı ilişkiler çiftin sadece günlük yaşamlarını değil cinsel yaşamlarını da sekteye uğratabiliyor. Bağımlı olan kişiler birbirlerine ebeveyn veya çocuk gibi davranmakta; eşine ya da partnerine annelik ya da babalık yapmaya çalışmaktadır. Ebeveyn-çocuk ilişkisinde her şeye bir şekilde yer vardır ancak en olmayacak şey ebeveyn ile çocuğun cinsel birliktelik yaşamalarıdır. Bu nedenle çok iyi anlaşsalar bile bu çiftler cinsel açıdan birbirlerini arzulamazlar ve çok uzun süre seks yapmadan durabilirler. Yani bağımlı ilişkilerde zamanla cinsel işlev bozuklukları baş gösterebilir. Bu bozukluklar sıklıkla erkeklerde cinsel soğukluk, ereksiyon problemleri veya ileri derecede erken boşalma, kadınlarda ise cinsel isteksizlik olarak karşımıza çıkmaktadır. Ayrıca bu kişilerde ilişkisel olarak en sık karşılaşılan sorunlar ise; kıskançlık, öfke, asosyal yaşam, merkeze eşi ya da partneri koyma, onu devamlı kontrol etme, ilişkinin geleceği ve güvenliği için görüşülen zamanların artması ve iki tarafın kendine ayıracağı özel zamanın olmaması şeklindedir. Sağlıklı bir evlilik ve cinsel yaşam; tüm beklentilerimizi ve mutluluğumuzu partnerimize bağlamak yerine, kendimize ait bir yaşam alanı yaratmaktan geçer. Bu nedenle "Birlikte durun ama birbirinize yapışmayın, bağlanın ama bağımlı olmayın" diyoruz." dedi.

Habertürk 

Bu haber toplam 1624 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Çocuklarda Ergenlik Dönemine Dikkat!02 Aralık 2016 Cuma 18:44
  • Yalnızlık Kaygısı Evliliğe Zorluyor!02 Aralık 2016 Cuma 17:53
  • İndirimli Alışveriş ve Mutluluk İlişkisi01 Aralık 2016 Perşembe 07:44
  • Öğretmen-Öğrenci İlişkisi Nasıl Olmalı?25 Kasım 2016 Cuma 18:24
  • 7 Adımda Kış Depresyonunu Yenin!24 Kasım 2016 Perşembe 18:21
  • Kış Havası Depresyona Sokuyor!24 Kasım 2016 Perşembe 17:56
  • Sınav Kaygısı Uyarısı (TEOG)21 Kasım 2016 Pazartesi 19:22
  • Psikolojik Travma ve Sonrası21 Kasım 2016 Pazartesi 18:12
  • En Sık Görülen Psikolojik Sorun!19 Kasım 2016 Cumartesi 13:02
  • Depresyonu Tedavi Etmenin En Basit Yolu!18 Kasım 2016 Cuma 19:26
  • EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim