• BIST 90.182
  • Altın 147,216
  • Dolar 3,6478
  • Euro 3,9515
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara 0 °C

BABAANNENİZ SUPANGLE YAPAR MIYDI?

Rukiye KARAKÖSE

Malum markanın reklamını izlemişsinizdir. Çocuklar eve gelir, supanglenin kokusunu alırlar. Mutfakta kaseleri görünce de sevinçle sorarlar: “Babaannem mi geldi?”

Her duyduğumda irkiliyorum. Size de garip gelen bir şeyler yok mu? Benim bildiğim babaanneler supangle yapmaz. Ya da şöyle diyelim -supangle gibi adı bile “Frenkçe” bir tatlıyı- olur ya kırk yılda bir yapsa bile ancak torunları çok isterse, mecbur kalırsa filan (üstelik de hazır paketten?) yapar. 

Babaanne dediğin aşure yapar, un helvası yapar, reçel yapar... Ben babaannemi erken kaybettim ama anneannem bunları yapardı. Benim annem ve kayınvalidem de şu anda “babaanne”ler. Onlar da tatlı olarak revani, şekerpare, kadayıf, baklava, sütlaç, tavukgöğsü filan yaparlar. Puding, eğer küçükler isterse kerhen yapılır ki tanıdığım babaannelerin supangle yaptıklarına da henüz denk gelmedim. O yüzden çocukların eve gelip supangleyi fark ettiklerinde “anne yaşasın, supangle mi yaptın?” demek yerine bunu babaanneden bilmeleri fena halde yapmacık… (“Sen yapmıyor musun? Nedir bu supangle düşmanlığı?” derseniz, kızım istediğinde seyrek olarak yapıyorum, bisküviyle cevizle filan karıştırıp pasta süsü vererek tebdil eyliyorum ol nesneyi)

Peki bu reklam ne demek istiyor olabilir bize? İletişim okurken bir yıl boyunca reklamcılık dersleri aldım. Yapmayı hiç düşünmediğim bu meslekle ilgili gerekli/gereksiz pek çok şey öğrendim. Biri de şuydu: Bir ürünle ilgili reklam kampanyası yapılacaksa ilk iş hedef kitlenin özelliklerini öğrenmektir. Yapılacak reklamın türüne, mecrasına (TV, radyo, outdoor, internet vs.) ve diğer unsurlarına karar verilirken hedef kitlenin demografik özellikleri, yaşam biçimi, alışkanlıkları ve benzeri pek çok değişken dikkate alınır. Bu yapılmazsa reklam tüketicisine ulaşamaz, reklam verenin paraları da çöpe gider.

Ürünü satabilmek için tüketiciyi yakalamak şarttır. Oysa burada öyle bir çaba görmüyoruz. Reklam sanki bize supangle satmıyor da dalga geçer gibi yeni bir hayat tarzı dayatıyor. “Babaanneler supangle yapar” yalanına inanmamızı istiyor. Ne münasebet canım? Baklava, börek açan, reçeller, revaniler yapan babaanneler nerede, hazır paketten supangle yapan, fönü bozulmamış “cast” babaanneleri nerede?

Yemek yapmanın bir felsefesi vardır. Birilerini beslemek, doyurmak, onlara yemek yapmak kişiye duygusal bir doyum yaşatır. Orada sevgi, şefkat, fedakarlık, sarıp sarmalama, emek verme vardır. Birine sofra kurmak, onun sofrasına oturmak, bir fincan kahvesini içmek gibi şeyler hep karşılıklı bir hukukun doğmasına, hatır saymaya sebeptir. Ve kalıbımı basarım şu güzel ülkemizde evine gelip supangleyi görünce “babaannem mi geldi?” diye soran bir çocuk bulamazsınız. Türünün kritik bir örneği olan bu reklam ya acemilik, beceriksizlik örneğidir ve reklam bütçesini çarçur etmektir ya da yeni bir babaanne/kadın tipini servis edip tutundurmaya çalışmaktır ki bunu zaten mainstream/ana akım medya yapıyor, supanglecinin, pudingcinin misyonu  değil o işler… Bizim topraklarımızda kadınlarımızın yemek yaparken ona kattığı adanmışlığa, şefkate, babaannelerin kurdukları sofraların derinliğine, zenginliğine aklı evvel creatif direktörlerin idraki erişemiyor demek ki…

Bu yazı toplam 5209 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Mustafa Üstündağ
2010-09-06 12:03:59
Yerinde bir okuma
Medyayı izlerken bu tarz farkındalıklar geliştirmeli ki pasif alıcı durumundan kurtulalım, ne verirlerse doğru yanlış demeden hazmetmeyelim. Mainstream medya, aptal izleyici ister. "AAdamlar yapmış, izleyelim, ne var bunda" diyen 12 yaş düzeyindeki zekalardır ortalama TV izleyicisi zaten. Medyayı eleştirel okumayı, yani medya okuryazarlığını ne kadar geliştirebilirsek koyun olmaktan da o kadar uzakşlaşacağız. Çok yerinde bir okuma ve güzel tespitler, yüreğinize sağlık.
Eylem Gökçe
2010-09-05 13:20:40
Beyza'ya
Un helvası mı? Komiksiniz. Ben bri reklamcı ve tasarımcıyım. O işler o kadar kolay değil. Milyonlarca bütçe yatırılan reklamları da copy paste zihniyetiyle yapmak izleyicilerin kültürüne, geleneğine ve dahası zekasına saygısızlık. çalakalem yorumla sataşmak da yazarlara ve okuyuculara...
beyza
2010-09-02 02:29:35
reklam almanlar tarafından cekılmıs, oynayanlar alman, ve almanyada babanneler supangle yapar. o paketın reklamı yapılırken aa babannem un helvası yapmıs dıye bi replik gecemez.. elestirilmesi gereken kısım sdce türk usulu ile bi reklam cekılmemesı olabılırdi.. o da kımseyı ılgılendırmez. Dusunulmeden yazılmıs bı yazı olmus dolayısıyla komik.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim