• BIST 106.843
  • Altın 142,630
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 22 °C

BABA GİBİ YAR OLMAZ

Rukiye KARAKÖSE

Başarılı anne-çocuk ilişkisinin ardında, doğrudan veya dolaylı olarak baba desteği görülür. Baba doğumdan itibaren çocuğun sorumluluğunu paylaşırsa, annenin yükü hafifler, kendini daha rahat hissederse çocuklarına karşı da daha verici olabilir.

Gelişme süreci içinde başarılı sosyal etkileşim, yeterli özgüven ve kendi kendini disipline etme gibi özelliklerin kazanılmasında başarılı bir “baba” modeliyle kurulan özdeşim çok önemlidir.

Araştırmalara göre babayla ilişkisi iyi olan çocuklarda okul başarısı yüksektir. Yine baba, disiplini sağlayan, geleceği planlayan, dış dünyayla etkileşimde bulunan bir birey olarak model olur (Anne ise kişiler arası ilişkileri düzenler). Baba “özdeşim” modeli olarak çocukların kişilik gelişimi için çok büyük önem taşımaktadır. Erkek çocuk babayla özdeşim kurarak ilerde nasıl bir erkek olacağına ilişkin modelleme yapar.

 Babanın yokluğu, pasifliği ya da ilgisizliği, çocuğun kişilik yapısını, ruh sağlığını etkiler ve davranış bozukluğuna sebep olabilir. Unutulmamalıdır ki babanın yokluğu bir şekilde (dayı-amca ile ) telafi edilebilir ama varken yokluğu telafi edilemez.

 Babalar! Çocuklarınıza İyilik Etmek İstiyorsanız Annelerini Çok Sevin!

 Baba, çocuğun zihinsel, psikoseksüel ve kişilik gelişimini etkiler. Babanın çocuk eğitimindeki etkisi, direkt ve dolaylı olur Babanın çocuğuna dokunması, konuşması, oynaması ve çocukla ilgili çeşitli kararlara katılımı “direkt” etkiler. Dolaylı etkisi ise eşiyle olan ilişkisinden çocuklara yansır. Eşine karşı davranışı ve eşiyle arasındaki ilişki biçimi sağlıklı değilse, anne duygusal olarak çocuğa yüklenir. Bütün duygusal yatırımını ona yapar. Beklentisi de çok artar. Bu da çocuğun bağımsız gelişimini engeller. Çünkü annenin babadan göremediği duygusal desteği ondan beklemesi küçük çocuk için çok ağır bir yüktür.

“Baba işe gitme! Paracıdan para al!”*

Bugün maalesef babalar çoğunlukla eğitim sorumluluğunu anneye bırakmış ve adeta “para makinesi”ne dönüşmüştür. Evin ihtiyaçlarını karşılamakla görevinin bittiğini düşünür.

Bu yüzden eve gittiğinde sessizlik ister. (Çocuktan ayrı bir odada kalmayı bile isteyebilir). Baba ya çok çalıştığı için, ya da yorgun olduğu için çocuğuyla ilgilenecek enerjisi kalmaz.

 Cezalandırıcı ve engelleyici kararların uygulanması da bu yüzden babaya bırakılır “akşam baban gelsin görürsün” Anne akşam, gün boyu yapılan yaramazlıkları sıralar, babanın çocuğu cezalandırması beklenir. Otoriteyi temsil eden baba polise dönüşür. Böylece babanın çocuğa ayırdığı kısacık süre sevgisiz hale gelir.

Babalığın eleştirilen duruma düşmesinin sebebi, çocuk bakımıyla çocuk eğitimini aynı şey sayan zihniyettir. Biyolojik, duygusal ve kültürel faktörler sebebiyle belki bakımda öncelik annenindir ama, eğitimde anne-baba ortak sorumluluğa sahiptir.

·         Baba eşi ve çocukları için güven kaynağıdır.

·         Çocuklar onu, daha güçlü, daha çok bilen, daha çok saygı uyandıran kişi olarak bilirler.

·         Babası “otoriter” ve az ilgilenen çocuklarda utangaçlık ve çekingenlik görülür

·         Gevşek, fazla müsamahalı ve disiplinsizse, davranış bozukluğu görülür.

·         Babası ilgilenen ve sevgi gösteren çocuğun, arkadaşlık ilişkileri daha iyidir, lider özellikli ve uyumlu olur.

·         Çocuğun sağlıklı ruhsal gelişimi için iki önemli hediye: Sevgi göstermek ve zaman ayırmaktır.

Ebeveynler olarak sorumluluğumuz çok büyük! O halde bu görevi iyi yapabilmek için bilgi ve tecrübeye ihtiyacımız var, bunu edinmeye çalışmalıyız. Çocuklarımıza bunu borçluyuz.

*Bir çocuk şarkısından

Bu yazı toplam 4725 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Selen C.
2010-09-20 11:25:49
Babasız Kızlar
Benim babam hayatta ama varken yok gibi olanlardan. 22 yaşındayım, bu güne kadar sevgisini göremedim. Sanki onun umrunda değilim. Bu yüzden olmalı hep yaşça benden çok büyük adamlara aşık oluyorum. Hocalarım, öğretmenlerim gibi. ama biliyorum, 45-50 yaşında bir adam bana ne verebilir? Yine de içimdeki o eksikliği, sığınma duygusunu yenemiyorum. Babanın varken yokluğu telafi edilmez demişsiniz. Kesinlikle size katılıyorum.
Mustafa
2010-09-15 21:37:14
Boşanmış Baba...
Ben boşanmış bir babayım. biri 2, biri 4 yaşında iki kızım var. Haftada bir kez görüyorum. Çok özlüyorum, onlar da ayrılırken hep ağlıyor. Kendimi çok suçladım, sabretseydim diye. Olmadı.
Elif
2010-09-14 07:51:27
Babasızlık
Ben 3 yaşımdan itibaren babasız büyüdüm. Zaten öncesini de hatırlamıyorum. Şimdi ise erkeklerle ilişkilerim hep sorunlu, kimseye tam güvenemesem de hep güveneceğim, beni sahiplenecek bi erkek aradım. İlişkilerim hüsranla sonlandı. Büyük oranda baba yoksunluğundan olduğuna inanıyorum. Bunun sonradan tedavisi, telafisi yok mu? Ben ömür boyu bu sorunumla mı yaşayacağım? 29 yaşındayım, artık çok mu geç?
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim