• BIST 115.147
  • Altın 164,243
  • Dolar 3,8058
  • Euro 4,6547
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 5 °C

"AŞK TERAPİ" Kitabı Okuyucularıyla Buluştu

AŞK TERAPİ Kitabı Okuyucularıyla Buluştu
Uzm. Psikolog Esan GÜL'ün kaleme aldığı ve gerçek bir vaka formülasyonu üzerinden aşkın psikolojik analizinin yapıldığı "AŞK TERAPİ" Kitabı Çıra Yayınları arasında çıktı...

Aktüel Psikoloji / Haber Merkezi


Gerçek bir vaka formülasyonu üzerinden aşkın psikolojik analizinin yapıldığı kitap ile aşk psikolojik bir bakış açısıyla anlatılmakta, aşığın yaşadığı haller ayrıntılı bir şekilde okuyucuya sunulmaktadır.

Özellikle aşk hastalık mıdır? Cinsellik aşkı öldürür mü? Âşık olmak kişide ne gibi değişiklikler meydana getirir? Kaç çeşit aşk vardır? gibi soruların tartışıldığı kitap akıcı bir üslup, terapötik bir yöntem ve edebi bir dil ile kendi alanında ilk olma özelliğini taşımaktadır.

Uzman psikolog Esan Gül’ün ifadesiyle aşk insanı tedavi ettiği gibi tedaviye muhtaç hale de getirebilir. İnsanın kalbini aydınlattığı gibi hayatını da karartabilir.

Ömrünü aşkın yüceliğine inanarak geçirmiş ve bir ömür boyu aşkı insan varoluşunun ruhi dinamizmi gibi görmüş biri olarak, aşkı terapötik bir kurgu içerisinde analiz etmeye çalışmak bir paradoks olarak algılanabilir.

Aşk ile aydınlanmış bir kalbin insan hayatını kararttığı durumlarda belki bu paradoks bir nebze olsun anlaşılabilir. Çünkü hayat artık anlamını yitirmiş, kalp kendi hüznünü intihar kurgusu içerisinde hissetmeye başlamış, umut yerini yalnızlığa bırakmış ve âşık da bu durumdan rahatsız olduğu için kurtulmak istemiştir.

Âşık benimle görüşmeye başladığı zaman yaşadığı durumun kendisine rahatsızlık vermeye başladığını, yanlış bir zaman ve yanlış bir durumun söz konusu olduğunu ifade etmişti. Kendisi evliydi ve dört çocuk annesiydi. Çok sevse de, acı çekse de bırakması ve unutması gerekiyordu.

*****

Psikolojik açıdan aşk başka bir arzunun, kişinin kendini gerçekleştirme yönündeki çabalarının, ego idealine ulaşma yönündeki faydasız dürtünün ikamesidir. Bu itkinin gerçekleştirilmemesi aşkı mümkün kılar. Çünkü ego içindeki gerilim artar. Ego idealinin gerçekleştirilmesi kişiyi kendi durumundan memnun ve kendi kendine yeterli kılar… Aynı zamanda içsel sıkıntıyı da yok eder.

Aslında aşk nesnesi (maşuk) ruhumuzda ego idealinin doldurduğu yeri alır. Başka bir ifadeyle âşık olmak demek ego idealini dış bir nesneyle, bir zamanlar kendimiz için istediğimiz tüm nitelikleri kendisinde toplamış (idealleştirdiğimiz) bir insanla değiş tokuş etmek demektir. Bunun yapıldığı bilinçdışı süreç bir yansıtma niteliğindedir. Bir ekrana ya da yansıtıcı bir yüzeye bir resim yansıtır gibi, ideal imajınızı başka bir kişiye yansıtabilirsiniz. Süreç kişinin omuzlarındaki yükün aktarılması yoluyla, hissedilen ruhsal basıncı hafifletir. Bunun içindir ki âşık olan kişi kendisini kuş tüyü gibi hafif hissedir ve sanki ayakları yerden kesiliyormuş gibi olur.

Aşk bir yönüyle de egonun acı çektiği bilinçdışı rahatsızlıktan kurtulmanın tüm özelliklerine sahiptir. Ya da daha orijinal bir ifade ile aşk bir iyileşme girişimidir. Hedeflenen sonuç iyileşmedir. Ama buna her zaman ulaşılamayabilir.

İlk aşk nesnesi, hayallerimizde canlandırdığımız hayali benlik olan yüceltilmiş egodur. İkincisi bu imajın gerçek bir kişide somutlaşmasıdır. Birbirine âşık olan insanlar ego ideallerini değiş-tokuş ederler. Birbirini sevmek demek, ötekinde kendi idealini sevmektir. Eğer bu hayal orada olmasaydı yeryüzünde aşk olmazdı. Âşık oluruz çünkü daya iyi yanımızın imajına ve benliğimizin en iyi yanına ulaşamayız.

Ego idealinin bir kişiye aktarımı aşkın karakteristik özelliğidir. İmaj sevilen kişide beden kazanır. Bundan önce bir idealin hizmetinde kölelik ederken, şimdi gerçek bir kişinin tutsağıyızdır.

Onun içindir ki ilk aşkımız bir başkasına ya da kendimize değil, hayali bir ideal egoya, gerçekten olmayı istediğimiz kişiye yönelttiğimiz duygudur. Âşık olduğumuz kişi bu idealimize uygun olduğu içindir.

İki insan birbirlerine seni seviyorum ya da bu anlama gelen başka bir ifade kullandıkları zaman olayın sadece ne olduğunu beyan etmezler, kendileri ve birbirleri için nasıl özneler olacaklarına, ilişkilerinin derinleşip derinleşmeyeceğine, bunun hangi yolla gerçekleşeceğine ve bazı gelişim yollarının kapanıp kapanmayacağına dair karara da katkıda bulunmuş olurlar.

Âşık olma hali ayrıca benliği zenginleştirir ve benliğin libidinal yatırımını arttırır; çünkü aşk ideal bir benlik durumunu gerçekleştirir ve yüceltilmiş benliğin nesneyle o andaki ilişkisi benlikle ego ideali arasındaki en uygun ilişkiyi yeniden üretir. Bu özelliğiyle varoluşsal bir hakikat üretimi gerçekleşir. İnsanların âşık olma hali varoluşsal anlamda en üretken oldukları zamana tekabül eder. Kelimeler kendi aydınlığında var olur ve kişi hayatını bu kelimelerin aydınlığında yeniden şekillendirir.

KİTABIN ADI: AŞK TERAPİ

KİTABIN YAZARI: ESAN GÜL

YAYINEVİ: ÇIRA YAYINLARI

YAYIN YILI: EYLÜL/2012

SAYFASI: 196

KATEGORİSİ:PSİKOLOJİ 

Bu haber toplam 4839 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Psychologies Dergisi Artık Türkçe11 Temmuz 2017 Salı 00:26
  • Psychology Kurdi 3. Sayısı Çıktı18 Mayıs 2017 Perşembe 00:32
  • TPD Bülteni 2017 1. Sayı18 Mayıs 2017 Perşembe 00:14
  • Nasıl Psikoterapist Olunur?08 Mayıs 2017 Pazartesi 00:16
  • Oyun Terapisi: Kapsamlı Teori ve Uygulama Rehberi04 Mayıs 2017 Perşembe 00:29
  • National Geographic Cinsiyet ve Mücadele Sayısı08 Ocak 2017 Pazar 23:11
  • Güneşe Bakmak Ölümle Yüzleşmek28 Ekim 2016 Cuma 14:19
  • Psikanalize İlgi Duyanlar İçin 5 Kitap Önerisi17 Ekim 2016 Pazartesi 19:51
  • Yaşantıların Psikolojisi ve Biyolojisi15 Haziran 2016 Çarşamba 11:59
  • 'İslam ve Psikoloji' Kitabı Çıktı09 Ekim 2015 Cuma 10:14
  • EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2006-2017 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim