Künye   |  Bize Ulaşın   |  Giriş Sayfam Yap   |  Sık Kullanılanlara Ekle
1.50
1.93
60,981


Psk. Dan. Perihan DEMİRBAŞ

Aktüalite & Yaşam

Psk. Dan. Perihan DEMİRBAŞ

psiko_peri@hotmail.com

6 Aralık 2008
font boyutu küçülsün büyüsün


ÖFKE ÖLDÜRÜR! KENDİNİZ İÇİN AFFETMEYİ SEÇİN!


"Affetmek bencil bir eylem olarak düşünülebilir çünkü tüm faydası affeden kişiyedir."

Anonim

Affetmekle ilgili yazı yazmaya karar verdiğimde AFFETMEKLE ilgili değişik tanımlara ulaştım. Tanımların hemen hemen tümünde ortak bir nokta olduğunu fark ettim. Affetmenin temel kazancı affeden kişiyedir.

            Belki bu yazıyı okuyan herkesin hayatında, geçmişe baktığında hala affedemediği birileri olabilir. Hala düşündüğünde öfkesini canlı tuttuğu bu olaylar kişiyi nasıl da tutsak eder. Bu tutsaklıktan kurtulmanın yolu var mıdır?

            İnsanların fark edipte yön veremeyecekleri duygu yoktur. Yeter ki fark edelim, fark ettikten sonra temel olarak yapılması gereken şey düşünce şablonlarımıza bakmak, değişmesi gerekenleri değiştirmektir.

            Örneğin; Affedersem tekrar yapar yanlış bir şablondur. Eğer bunu düşünüyorsanız hemen şunu da hatırlayın, affedin ama unutmayın. Affetmek unutmak demek değildir. Affetmek gerçeği unutmanızı değil onu çok iyi hatırlamanızı ve anlamanızı ister.

            Affedersem ben kendimi değiştirmiş olurum halbuki onun değişmesi gerekiyor başka bir yanlış şablondur. Eğer başkasını değiştirebileceğinizi sanıyorsanız bu düşüncenizden vazgeçin, çünkü ne bir başkasını, ne de hayatı kontrol edemezsiniz, tek kontrol edebileceğiniz şey, kendi duygu ve düşüncelerinizdir.

            Hayat adildir, kötüler her zaman cezalandırılır, iyiler ise her zaman ödüllendirilir şablonu size uyuyor mu?... Bunu çok istesek de hayat adil değildir. Hayatta farklı dengeler ya da doğrular olsa da adalet beklentiniz her zaman karşılanmaz. Bu beklentiyle hayata yaklaşıyorsanız hemen şu sözü bir okuyun. ‘ İyi bir insan olduğunuz için dünyanın size adil davranmasını beklemek, vejetaryen olduğunuz için bir boğanın size saldırmamasını beklemek gibidir.’

            Affetmek için işe yarar birkaç öneri belki birilerinin işine yarar düşüncesi ile burada paylaşmak istiyorum.

Öncelikle düşünce ve duygular fizyolojimizi yani sağlığımızı etkiler. Vücudunuza dikkat edin ve en zayıf noktanızı belirlemeye çalışın. Stres durumlarında vücudunuzda hangi bölge tepki veriyor. Mide: hazımsızlık, bağırsak sendromları.Kalp:Yüksek tansiyon ve ritm bozuklukları. Baş ağrısı: Tansiyon ve migrenden dolayı . Uykusuzluk, buna bağlı halsizlik, dikkatte bozulma ve diğerlerini fark edebilirsiniz… Yani öfkenizi çözemiyorsanız yüksek tansiyon ve buna bağlı olarak kalp krizi geçirme olasılığınızı artırıyorsunuz.

Bu bilgiyi hemen test etmeniz mümkün. Gözlerinizde öfke yaşadığınız olayı canlandırdığınız da bile vücudunuzun ritmi değişir. Bunu bir arkadaşınıza anlattığınız da ise yeniden aynı duygu durumuna geçtiğinizi fark edersiniz. Aynı durum için bu kez affetme olasılığını gözünüzde canlandırdığınızda bile fizyolojik sıkıntılarınızın tersine döndüğünü de gözleyebilirsiniz.

Amerikan Kalp Derneğinin 2000 yılında yaptığı bir araştırma sonucundan söz etmek istiyorum. ‘öfkeye büyük eğilimi olan bir insan en az eğilimli olan insanlardan üç kat daha fazla kalp krizine yakalanma olasılığına sahiptir.’

Hayatımızı hiç öfkelenmeden sorunsuz geçirmemiz mümkün değildir. Ancak akut stres durumlarından çok, kronik stres( bir olay sürekli olarak beynimize yer edip oradan çıkmadığında) size zarar verebilir. Çünkü kronik stresde vücut dinlenip kendini yeniden inşa edemez. Sürekli alarm halinde olmak vücudun rezervlerini tüketir, bu durum organların yıpranmasına neden olacaktır.

Öfke alışkanlığı olan insanlar  duygusal olarak da acı çekerler. Kırılgan hayatlarında acı, kin, incinme, öfke onları bırakmaz. Her şey siyah mercek üzerinden değerlendirirerek, olumsuz çıkarımlarla, hayatlarını insanların berbat ettiğine inanırlar. Nadiren bunun kendi tercihleri olduğunu fark ederler. Hayat onlara adaletsiz davrandığından hayatın sunduğu güzellikleri, heyecanı, eğlenceyi tam olarak yaşayamazlar, öfke hayatlarını kontrol etmektedir.

Kendinize anlattığınız hikaye gerçekle uzaktan yakından ilişkili olmayabilir. Bu hikaye çoğu zaman gerçeklerin saptırılmasından, yorumlar katılmasından, yarım kalmış detaydan, söylenmemiş sözlerden ibarettir.

 Hepimiz seçici bir hafızaya sahibiz. Olumsuz duyguları olumlu duygulardan çok daha güçlü hissederiz. Olumsuz duyguları olumlu olanlardan daha fazla hatırlarız, olumsuz detaylar, sözler üzerinde daha çok durarak olayların kontrolünü kaybederiz. Kötü olanları abartır, iyi olanları küçümseriz. Anılarımızı seçeriz. Çarpıtmalar kümesi şeklinde beslediğimiz anımız bizi yenilgiye uğratır. Onu  bu haliyle biz besleriz, affetmeyerek de beslemeye devam ederiz.

Sizi öfkelendiren olayı tekrar değerlendirin. Kendinize şunu sorun ve seçiminizi yapın:Hayattaki payım gerçekten de başkasının incitici davranışlarıyla mı yönlendirilecek? Hem şimdi hem de gelecekte benim de söz hakkım var mı?

Affetmek hayatın kontrolünü tekrar size kazandıracak, kendi iyiliğiniz için harekete geçmeniz gereğini hatırlatacaktır.

Affetmemek en çok sizi üzer.

Affetmek özgürleştirir, mahkumiyetinizi bitirin.

Siz affetmeyi seçtiğinizde etrafınızdakiler de daha olumlu olmayı seçeceklerdir.

Madem bu kadar hayat kalitemiz üzerinde etkisi var. Neden affetmeyi seçmeyelim?

Son söz olarak da bunu şeçtim;‘Aptal insan ne affeder ne de unutur; saf insan affeder ve unutur, akıllı insan ise affeder fakat unutmaz.’Thomas Szasz

Bu bayram neden kızgın olduğunuz birini affederek işe başlamıyorsunuz!


Bu yazının içeriğinin hazırlanmasında 'Affetmenin İyileştirici Gücü'(Dr.Dick Tibbits)- isimle kaynaktan yararlanılmıştır.

Algı Psikodrama&Psikolojik Danışma Merkezi           

Psikolojik Danışman

Perihan Demirbaş








Bu yazı 1,855 defa okundu.




yorumlayorum ekle




Yorumlar (4)
  • a.tekeli / 11 Eylül 2009 15:05

    güzel

    begendim yazınızı ama yinede affetmenin işlenen suç ile orantılı olduğunu düşünüyorum
  • erdinç gündoğan / 17 Aralık 2008 15:27

    öfke

    bir taktikte öfkeyi yutmak ve zihinden olumsuzluklarını ve olumlularını tamamen silmek olabilir zihinde hiç yaşamamıs olarak kilitte vurulabilir
    yazınız güzeldiii teşekkür ederiz
  • Ayşe Gümüşcü / 15 Aralık 2008 11:21

    Kendimiz için affedelim

    Affetmemek insanın önce kendisi için gerçekten bir yük.Yazınız çok güzel olmuş.Kaleminize sağlık.
  • Engin Engin / 13 Aralık 2008 00:38

    Bayram Döneminde Zamanlaması Harika Bir Çalışma

    Herzaman olduğu gibi Perihan Hanımın konuya değişik açılardan bakışları ile süslenilmiş bir yazı.Dikkatlice okuduğumda banada affetmem gereken insanları anımsattı;vejeteryen ve boğa ilişkisi gülümsetti:)bir bölümünde ise düşünceye daldırdı halada bu düşünce durumundayım.Affedebiliriz tabiki yapılan yanlışlıkları tabiki de unutamayız olanları;fakat öyle bir durum varki;bir insanı affettiğimizde yenilenmesi tasalandırmaz bizleri belki;bu yumuşamadan ve geri adımdan alınan kuvvetle kendilerinde haklı payların oluşması ve daha büyük hataların affedilmeyi beklemesidir gelecekte..Selamlar,kaleminize pardon;KLAVYENİZE sağlık...







Sitede Haber Ara

Ankara'da, Psikolojik Destek

Randevu: 0312 381 86 91


Haberlerin Mail Adresinize Gelmesi İçin Aşağıdaki Alana mail adresinizi yazarak Haber Grubuna Kaydolabilirsiniz.
E-posta:
 
Paylaş



Aktüel Psikoloji