• BIST 109.050
  • Altın 153,876
  • Dolar 3,8375
  • Euro 4,5051
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara -1 °C

Anoreksiyanın yaşı 13'e kadar düştü

Anoreksiyanın yaşı 13e kadar düştü
Ölümcül hastalıklar olarak bilinen anoreksiya ve bulimianın yaşı 13'e kadar düştü. Uzmanlar, genç kızların erkeklere göre çok daha fazla risk altında olduğunu söylüyor.
Esra TÜZÜN / Sabah
Ölümcül hastalıklar olarak bilinen anoreksiya ve bulimianın yaşı 13'e kadar düştü. Uzmanlar, genç kızların erkeklere göre çok daha fazla risk altında olduğunu söylüyor. Profesör Dr. Atilla Büyükgebiz ise, aileleri uyarıyor: Çok zayıf gençleri izlemeye alın!..
Acıbadem Hastanesi Ergenlik Sorunları Bölümü Başkanı Prof. Dr. Atilla Büyükgebiz gençlik döneminde sıklıkla karşımıza çıkan beslenme sorunları ve bu sorunlar nedeniyle meydana gelen hastalıklarla ilgili soruları yanıtladı:

* Anoreksiya ve bulimia gençlerde ne kadar yaygın?
Her ikisi de ergenlikte ortaya çıkan durumlar ve en sık 12-25 yaşları arasında görülür. Hastaların yüzde 95'i bayanlar. Anoreksiya nevrozanın binde 5 oranında görüldüğü tahmin edilmekle birlikte, hastalığın tanısında bazı mide-bağırsak hastalıklarıyla karışabilme ihtimali nedeniyle daha da sık görülebileceği düşünülmekte. İngiltere'de yapılan bir çalışmada, her 100 kadından birinde değişik derecelerde yeme bozuklukları saptanmış ve bu hastaların 5'te birinde hayati tehlike bulunduğu gözlenmiştir. Bu nedenle aşırı zayıf kadınların anoreksiya veya bulimia yönünden izlenmesi, Sağlık Bakanlığı tarafından tavsiye edilmektedir.

KIZLAR RİSKLİ!

* Bunlar kız ve erkeklerde ne oranda görülür? En erken kaç yaşında ortaya çıkar?
Her iki hastalığın da görülme sıklığı giderek artmakta. Daha önce gelişmiş ülkelerde görülen bu hastalıklar, artık gelişmekte olan ülkelerde de görülüyor. Yapılan çalışmalar 16-18 yaş grubundaki her 100 kişiden birinde yeme bozukluğu olduğunu göstermekte. Hastalık kızlarda daha sık görülüyor. Bulimia yani yemekten sonra kusma, anoreksiya nevroza hastalığından daha sık görülüyor. Bu hastaların ailelerinde de iştah yeme bozukluklarına rastlanıyor. Bu çocuklar kişilik yapısı olarak mükemmeliyetçi, çalışkan ve hırslı çocuklar. Hastalığın ortaya çıkmasında zayıflama niyetiyle diyet yapmanın yanı sıra ebeveynlerden birinin kaybı ya da ağır stres gibi olaylar da tetikleyici rol oynayabiliyor.

* Anoreksiya ve bulimianın görülme yaşı düşüyor mu?
Hastalık kızlarda ergenliğin başlama yaşı olan 13'e kadar düştü. Bulimia nadiren erkeklerde de görülebiliyor. Anoreksiya ise yüzde 95 kızların hastalığıdır. Bilinçsizce yapılan zayıflama rejimleri ve estetik kaygısı, ergenliğin daha erken yaşlarda başladığı günümüzde anoreksiya ve bulimiayı da daha erken yaşlarda görmemize sebep oluyor.

UZMAN KONTROLÜ ŞART!
*
Ergenlerin kendi başlarına diyet yapmaları doğru mu? Yoksa diyetisyene mi giderek diyet yapmalılar?
Ergenlikle birlikte özellikle kız çocuklarında estetik kaygılar belirginleşir. Estetik kaygılar çoğu zaman vücut ağırlığı üzerinde yoğunlaşır ve diyet uygulamaları başlar. Genellikle tercih edilen bir başkası tarafından uygulanan ve medyadan temin edilen diyetlerdir. Hekim ve diyetisyen tarafından önerilmeyen ve takip edilmeyen bu diyet uygulamalarının, sağlık açısından yetersizlikleri ve sakıncaları çoktur. Böylece beslenme ihtiyaçlarının yerine konması iyice güçleşir. Bütün bunların sonucunda da beslenme bozuklukları kaçınılmaz olur. Tercih edilen; enerji alımını kısıtlamadan, egzersiz ile harcanan enerjinin artırılarak sürdüğü uygulamalardır. Bu tür uygulamalar hızlı kilo alımını durduracak hatta zayıflamaya neden olacaktır. Çocukların burada yaptığı bir diğer hata da şişman olup olmadıkları veya diyet yapmalarının gerekip gerekmediği konusunda bir uzmana danışmamalarıdır. Bu dönemde artan kalori ve protein ihtiyaçlarının yanı sıra, demir ve vitamin ihtiyaçlarının da karşılanması gerektiği unutulmamalıdır. Ayrıca uygun diyet alışkanlıklarının da kazanılması gerekmektedir. Kontrol dışı uygulamalar sonucunda anoreksiya nervoza veya bulimia gibi hastalıklar, çok sık görülür. Önemli olan; ergenlikte bireyin bütün besinlerden almasının sağlanmasıdır.
Bu haber toplam 878 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Giysi ve Psikoloji Arasındaki İlişki11 Temmuz 2017 Salı 00:14
  • Mültecilerle İgili EMDR Projesi'ine Uluslararası Ödül08 Temmuz 2017 Cumartesi 14:59
  • Korsanlara İlgi Duyma ve Şiddet Eğilimi İlişkisi08 Temmuz 2017 Cumartesi 11:02
  • İş Yerinde Mizahın Psikolojisi08 Temmuz 2017 Cumartesi 10:34
  • Psikologların Maaşı Ne Kadar?15 Haziran 2017 Perşembe 14:35
  • Uyku Terapisi Depresyon Tedavisinde Etkili mi?15 Haziran 2017 Perşembe 13:07
  • Anne Duygusunun Bebeğe Yansıması15 Haziran 2017 Perşembe 12:45
  • Selfiye Psikolojisi15 Haziran 2017 Perşembe 01:47
  • Psikiyatrik Rahatsızlıklar Boşanma Delili Olabilir mi?06 Haziran 2017 Salı 00:45
  • Psikolojik Hastalığı Olanlar Oruç Tutabilir mi?01 Haziran 2017 Perşembe 12:30
  • EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2006-2017 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim