• BIST 107.554
  • Altın 151,594
  • Dolar 3,6571
  • Euro 4,3004
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 16 °C

Adli Tıp'a Sevkte Israr Sapıklara Yarıyor

Adli Tıpa Sevkte Israr Sapıklara Yarıyor
Adalet Bakanlığı'nın 'hastaneler de artık yetkili' demesine karşın, mahkemeler cinsel suçlarda dosyaları ısrarla Adli Tıp'a gönderiyor. İki ayda Adli Tıp'a gönderilen dosya sayısı üniversite hastanelerini 34'e katlad

Yargının cinsel suç davalarında 'Adli Tıp'ta ısrarlı olması, sanıklara yarıyor... Ankara'da son olarak ODTÜ'lü kızı kaçırıp tecavüzle yargılanan 2 kişinin, mahkeme tarafından 'raporun İstanbul Adli Tıp'tan geç geleceği' gerekçesiyle tahliye edilmesi, gözleri bir kez daha kuruma çevirdi. Adalet Bakanlığı'nın, 'Hastaneler de yetkili' demesine rağmen, mahkemelerin ısrarla cinsel suç mağduru çocukların dosyalarını Adli Tıp'a göndermesi nedeniyle 6. İhtisas Kurulu'nda, önlemlere karşın kuyruğun önüne geçilemiyor.

RAKAMLAR ÇARPICI

6. İhtisas Kurulu'nun randevu verebildiği en erken tarih 2012'nin Şubat ayı. İki ayda Adli Tıp Kurumu'na gönderilen dosya sayısı 960'ı buldu. Aynalı odalar ve yeterli uzmanla hizmet veren üniversite hastanelerine aynı sürede gönderilen dosya sayısı ise sadece 28 oldu. İki ayda İstanbul Tıp Fakültesi'ne 7, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi'ne 9 ve Marmara Üniversitesi Hastanesi'ne 12 dosya gönderildi. Haftada üç gün çalışan 6'ncı İhtisas günde 40, hastaneler haftada bir-iki dosyaya bakıyor.

Nasıl tahliye oldular

BAŞKENT'TE tecavüze uğrayan ODTÜ'lü İ.G.'ye Ankara Numune Hastanesi 'ruhsal sağlığı bozulmuştur' raporu vermişti. Muayenede sanıklardan birine ait sperm örneği bulunmuş, Ankara ve Gazi üniversiteleri de mağdurun 'Post Travmatik Stres Bozukluğu' yaşadığına dair rapor hazırlamıştı. Yeterli bulmayan mahkeme Adli Tıp raporu istemiş,  geç geleceği gerekçesiyle iki sanığı tahliye etmişti.

Bakanlık ne demişti?

ADLİ Tıp'ta yaşanan taciz kuyruğu nedeniyle Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürü Hakim Çetin Şen imzasıyla adliyelere bir yazı gönderilmişti. Yazıda, cinsel saldırı suçlarında mağdurun beden ve ruh sağlığının bozulup bozulmadığının araştırılmasına ilişkin raporların Adli Tıp Kurumu, yüksek öğretim kurumları ve diğer sağlık kuruluşlarınca verilebildiği hatırlatılmıştı. Savcılıklara gönderilen yazının ekinde ise 'çocuk psikiyatrisi bölümü' bulunan 50 kurumun listesi verilmişti.

Kanun değişikliği şart

İSTANBUL Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Adem Sözüer: Hiçbir ülkede olmayan 'İhtisas Kurulları' modeli kaldırılarak, herkesin uzmanlık alanında bilirkişilik yapması sağlanmalı. Fail veya mağdur çocukların işlem ve muayeneleri 'tek kapı' sistemine uygun olarak tek bir yerde yapılmalıdır. Her yerden insanları ve dosyaları Adli Tıp'a gönderme alışkanlığından vazgeçilmelidir. Adli Tıp'ın 'bilirkişilerin bilirkişisi' olarak görülmesine yönelik uygulama sona erdirilmelidir. Ceza Muhakemesi Kanunu'ndaki bilirkişilikle ilgili düzenlemelere aykırı bu uygulamaların birçoğu Yargıtay içtihatlarıyla giderilebilir. Ancak Adli Bilimler alanında üniversitelerin de etkin hizmet vermesini sağlamak için kanun değişikliği kaçınılmaz.

Yargılanma hakkı ihlal ediliyor

ADLİ Tıp Uzmanları Derneği Başkanı Prof. Dr. Ümit Biçer: Bilirkişilikle ilgili düzenlemeler Adli Tıp dışında üniversitelerin adli tıp anabilim dallarını, adli tıp enstitülerini ve Sağlık Bakanlığı'nda görevli adli tıp uzmanlarını resmi bilirkişi olarak tanımlıyor. Cumhurbaşkanlığı DDK raporunda, diğer resmi bilirkişi ve bilirkişilik yapılanmalarından yararlanılması gerektiği belirtildiği halde, Adalet Bakanlığı raporun yayınladığı tarihten bu yana çözüm için adım atmamıştır. Adli Tıp tarafından verilen 12, 18 aylık randevu süreleri yasadaki hükmün ihlal edileceğinin açık tarifi olduğu halde, sorumluluk bunu dikkate almayan yargıya aittir. Bu tutumla makul süre aşılarak adil yargılanma hakkı ihlal edilmektedir.

TECAVÜZCÜ SOKAĞA SALINIYOR

Adalet Bakanlığı, beden ve ruh sağlığına yönelik tespit için '18 yaş altındakilerde 6-7, erişkinlerde12 aylık sürenin beklenmesi gerektiği' mazeretini üretiyor. Bu, tecavüzcüyü sokağa bırakan kararların gerekçesini oluşturuyor. Bu açıklama bilim dışıdır.

Ercan ÖZTÜRK / Akşam

Bu haber toplam 2610 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
BANU AY
2013-07-07 00:53:35
RUH SAGLIGI BOZUK RAPORU VERMİŞLER HER YIL TAKDİRLE GEÇİYOR ADALEEET
RUH SAGLIGI KALICI BOZUKTUR RAPORU VERMİŞLER HER YIL TAKDİRLE GEÇİYOR ADALET VARMI CEZASIDA 15 YIL Travma sonrası stres bozukluğu durumu çocuk için gerçekten çok sıkıntılı ve belirgin işlev kaybına yol açan bir durumdur. Çocukta bu durumda depresyon , okul başarısızlıkları , sosyal fobi , içe çekilme , arkadaşlardan uzak kalma , hayata ve geleceği yönelik ümitsizlik görülebilir. Bu durumda olan her çocuğa aile – hekim – okul üçgeni içerisinde belirgin bir psiko sosyal destek saglanmalıdır.Adli Tıp Raporunun nasıl hazırlandığı da tartışma konusu. Ruh Sağlığı gibi subjektif konuda sadece mağdur beyanı alınarak rapor verilmesi hukuk sistemiyle bağdaşmamaktadır. Bunu dile getiren bir sürü makale, yaşanmış olay olmasına rağmen nasıl olur da Adli Tıp Kurumu ayağını sağlam basmadan rapor hazırlar, anlamak mümkün değil. Çocuğun ders başarısının düştüğünü neden çocuktan dinleyip,hiçbir kayıt ders notlarına bakmadan kananate ulaşır.Lehe olan kanıtların hiç birisinin bilirkişiye gönderilmeden karar verilmesi, adil yargılanmayı zedeleyeceğini düşünüyorum
BANU AY
2013-07-05 00:43:48
RUH SAGLIGI BOZUK RAPORU VERMİŞLER HER YIL TAKDİRLE GEÇİYOR ADALEEET
Travma sonrası stres bozukluğu durumu çocuk için gerçekten çok sıkıntılı ve belirgin işlev kaybına yol açan bir durumdur. Çocukta bu durumda depresyon , okul başarısızlıkları , sosyal fobi , içe çekilme , arkadaşlardan uzak kalma , hayata ve geleceği yönelik ümitsizlik görülebilir. Bu durumda olan her çocuğa aile – hekim – okul üçgeni içerisinde belirgin bir psiko sosyal destek saglanmalıdır.Adli Tıp Raporunun nasıl hazırlandığı da tartışma konusu. Ruh Sağlığı gibi subjektif konuda sadece mağdur beyanı alınarak rapor verilmesi hukuk sistemiyle bağdaşmamaktadır. Bunu dile getiren bir sürü makale, yaşanmış olay olmasına rağmen nasıl olur da Adli Tıp Kurumu ayağını sağlam basmadan rapor hazırlar, anlamak mümkün değil. Çocuğun ders başarısının düştüğünü neden çocuktan dinleyip,hiçbir kayıt ders notlarına bakmadan kananate ulaşır.Lehe olan kanıtların hiç birisinin bilirkişiye gönderilmeden karar verilmesi, adil yargılanmayı zedeleyeceğini düşünüyorum.
ali kızıl
2013-06-11 03:47:17
RUH SAGLIGI KALICI BOZUK VERMİŞLER HER YIL TAKDİRLE GEÇİYOR ADALET VARMI
rapordan veya olaydan sonra her yıl takdir alan ögrenciye bile kalıcı bozuk raporu vermişler kısacası sanık tek delil bu raporla haksız ceza almış.ruh saglıgı raporlarına göre verilen cezalar hak için adalet için adalete güven için kaldırılmalıdır .
Diğer Haberler
  • Erkeklerin Kadınlarda Sevmedikleri 10 Şey22 Ocak 2017 Pazar 14:11
  • Çiftlerde Mutsuzluğa Sebep Olan 10 iletişim hatası22 Ocak 2017 Pazar 14:01
  • Kadın ve Erkek Arasındaki 45 Fark!22 Ocak 2017 Pazar 11:22
  • Kuşaklar Arası Çatışma Ve Gençlik22 Ocak 2017 Pazar 10:15
  • Yaşam Süresi Güneşe Mi Bağlı?11 Ocak 2017 Çarşamba 20:24
  • Ağlamanın Faydaları?25 Kasım 2016 Cuma 18:09
  • Cinsiyetçiliğin Erkeğe Zararı?24 Kasım 2016 Perşembe 16:51
  • Hayatınızı Basitleştirin!17 Kasım 2016 Perşembe 18:25
  • Dopamin Seviyenizi Arttırmanın 10 Yolu14 Kasım 2016 Pazartesi 19:25
  • Uzun süreli ilişkinin sırları14 Kasım 2016 Pazartesi 19:09
  • EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2006-2017 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim