• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 10 °C

2010 Yerleştirme Sonuçlarında Neden Başarılı Öğrenci Açıkta Kaldı?

2010 Yerleştirme Sonuçlarında Neden Başarılı Öğrenci Açıkta Kaldı?
2010 ÖSYS yerleştirme sonuçları bir çok aday açısından deyim yerindeyse tam bir hayal kırıklığı ile sonuçlandı. Aktüel Psikoloji Yazarlarından Özkan GÖĞERCİN bu durumun olası nedenleri hakkında önemli tespitlerde bulundu.

2010 ÖSYS yerleştirme sonuçları bir çok aday açısından deyim yerindeyse tam bir hayal kırıklığı ile sonuçlandı. Aktüel Psikoloji Yazarlarından Özkan GÖĞERCİN bu durumun olası nedenleri hakkında önemli tespitlerde bulundu. İşte Sayın Özkan GÖĞERCİN'in konuyla ilgili değerlendiremsinin ayrıntıları:

Özkan GÖĞERCİN / Aktüel Psikoloji


ÖSYM.. Türkiye’de sınavlar ve uygulamaları konusunda yetkili olan en önemli merci. Ünal Yarımağan, yıllardır  ÖSYM başkanlığını yürütüyor ve görevinde uzman olan önemli bir isim. YGS-LYS adıyla değiştirilen sistem, bu yıl öğrencilerin istedikleri bölümleri seçebilme hakkını veren bir sistemdi Yayımlanan “iyimser” yerleştirme kılavuzu, öğrencilerin umutlarını yeşerten cinstendi. Fakat, olmadı. Binlerce, öğrenci istedikleri bölümleri yazdıkları halde, açıkta kalmayayım diye yazdıkları son tercihlerine yerleşmek zorunda kaldılar, ya da en kötüsü açıkta kaldılar. Bu durumu, sadece bu yılın kılavuzunu ele alanlar değil,  2009, hatta 2008 ve 2007 verilerini dikkate alan adaylarda yaşadılar.

Peki, iyi bir başarı sırasına, puanına sahip olan adaylar, tüm kılavuzları dikkate aldıkları halde, neden yerleşemediler? Bu konu ile, ilgili düşüncelerimi sizlerle paylaşacağım.

Bu yıl, sınava giren TM öğrencilerinin çoğunun TS puanları da hesaplandı.

Aynı şekilde sınava giren MF öğrencilerinin de çoğunun TM puanları hesaplandı.

Ancak, TM ve TS öğrencilerinin MF puanlarının hesaplanması yok denecek kadar azdı.

İşte, ÖSYM’nin bu yıl, alandışı tercihlerde daralttığı makas, puanları hesaplanan öğrencilerin, daha önce düşünmedikleri bölümlere de yüklenmelerine de sebep oldu. (Bu uygulama, öğrencilerin seçim özgürlüğü açısından önemliydi, ama sonuçlarının da önceden hesaplanarak, uygulanması gerekiyordu)

Yani, Yazılım Mühendisi düşünen bir öğrenci, Hukuk tercih etmeyi bile düşünüyordu.

Nitekim, bu durum, bu yılki başarı sıralarının beklenenden daha fazla yükselmesine sebep oldu. İyi bir başarı sırasına sahip olan öğrenci de açıkta kaldı, ortalama ve düşük bir başarı sırasına sahip olan öğrenci de..

Bir öğrenci düşünün.. MF puan türlerinde başarı sırası 20-25 bin arası, TM puan türünde ise 5-15 bin arası. Bu öğrenci, MF bölümünden de yazdı, TM bölümünden de.

Ya da başka bir öğrenci düşünün.  TM başarı sırası, 10-20 bin arası, TS başarı sırası, 5-10 bin arası, bu öğrenci de hem TM hem TS bölümünden de tercih yaptı.

O yüzden, tüm iyi öğrenciler, her bölüme el attıkları için, başarı sıraları üstlere çekildi. Bir TM’ci kendi bölümünde MF’ciler ile daha fazla yarışmak, aynı şekilde bir TS’ci kendi bölümünde, TM’ciler ile daha fazla yarışmak zorunda kaldı.

--Peki, 2010 kılavuzunu ele alarak, tercih yapan öğrenciler nerede hata yaptılar?

*Bu yılki kılavuzun gerçekçi olmaması en büyük sebep.

*Ancak, bu yıl ki kılavuza bakarak, kendi başarı sırasından en az 100bin altına indiğini düşünenler, özellikle bazı bölümlerde, geçen senenin verileri dikkate alındığı zaman o kadar aşağı inememişlerdi.

-Mesela Sınıf Öğretmenliği bölümü.. Kılavuzda bu yıl 158bin gösteren birkaç bölüm, geçen yıl ise en düşük  69 bin başarı sırasına sahipti.

- Bu yıl, 80bininci olan adayın kazanma şansı çok zor iken, kılavuza göre, daha aşağılara indiğini düşünerek kendini umutlandırdı. Nitekim, sadece bu bölüme yüklendiği için de açıkta kaldı.

--Peki, 2009 gerçek verilerini dikkate alarak tercih yapanlar neden açıkta kaldı?

*Bu durumun sebebi, yukarıda belirttiğim alandışı katsayı farkının azalmasından kaynaklanıyor.

* Öğrencilerin, geçen yıla göre, tercihte bulunduklarında, normal şartlarda başarı sıralarının en az 10 bin 20 bin altına yerleşmeleri gerekiyordu.

*Fakat, alandışı tercihler, kendi tercihlerine müdahale ettiği için, geçen yılın verilerinin de geçerliliği de azalmış oldu.

-Mesela, TS’de 8000.ci olan bir öğrenci, normal şartlarda Türkçe Öğretmenliği bölümlerinden birini kazanması gerekiyordu.

-Ancak, önceki yıllarda bu bölümü seçebilen TM öğrencilerinin, yüklenmesi bu yıl daha fazlaydı. Sistem değiştiği için, artan matematik soruları yüzünden, çoğu TM’ci sadece sözele çalışmıştı. O yüzden onlar için, TS dışında bir tercih yapma şansı da kalmıyordu.

-Bu yüzden, ilk 5000, 6000lerden Türkçe Öğretmenliği bölümüne yoğun bir yığılma olduğu için, 8000.ci olan öğrenci, Türkçe Öğretmenliğine giremedi.

-Bu adayın, açıkta kalmasında, sadece Türkçe Öğretmenliğini düşünmesinin etkisi büyüktü, mesela Türk Dili ve Edebiyat bölümlerini yazsa, açıkta kalmazdı.

*Demek ki,  birçok adayın, tek bir bölüme yüklenmeleri de açıkta kalmalarına sebep oldu.

-TS öğrencilerinin yaşadığı durum, sadece Türkçe Öğretmenliğinde sınırlı değildi. Aynı durum, Sosyal Bilgiler ve Coğrafya Öğretmenliğinde de yaşandı. İyi bir TS başarı sırasına sahip olan, bir TM öğrencisi, düşük bir TM bölümü seçmek yerine, öğretmenliğe yüklenerek, TS’cilerin önüne geçmiş oldu.

-Yukarıda verdiğim örnek, düşük MF’li bölüm yazmak yerine, iyi bir TM bölümü yazan, MF öğrencileri için de geçerli.

-MF’de Fizik, Kimya Biyoloji gibi bölümleri yazmak istemeyen öğrenciler, TM’de daha iyi olan, ya da iktisat, işletme gibi özel şirketlerde iş imkanı tanıyan bölümlere yüklendiler.

*Demek ki, mesleklerin algılanabilirliği ve geleceği öğrencilerin, belli bölümlere yığılmasına, bu sebeple başarı sıralarının yükselmesine ve de diğer öğrencilerin de açıkta kalmasına sebep oldu.

İnternette okuduğum yazılarda, öğrenci yorumlarında, kendisi ile aynı bölümü yazan ve kendisi yerleşemediği halde, düşük başarı sırasına sahip olan arkadaşının yerleştiğini okuduğum yorumlar var. Böyle bir durumun olması, aslında zor gözüküyor.

-Mesela, sizin başarı sıranız 56bin ve arkadaşınızın başarı sırası 67bin.

-Düşündüğünüz bölümüm ise başarı sırası 60 bin civarlarında.

-Siz bu bölümü 30.sıraya, arkadaşınız ilk sıraya yazdı.

-Eğer siz 29 tercihinizde bir yere yerleşemezseniz, 30.tercihinize, arkadaşınızdan önce yerleşirsiniz.

-Başarı sıranız, arkadaşınızdan iyi olduğu için, onun o bölümü ilk sıraya yazması, şansını arttırmaz.

*Bir de alandışı tercihte bulunan öğrencilerin, kılavuzda “0,12 AOBP’li” kısıma dikkate alarak, geçen yılın kılavuzuna bakanlar ise “0,3’lük AOBP’li kısma bakarak tercih yapmaları gerekiyordu. Söylediğim konu ortak programlardan hariç tabii ki. Bu duruma dikkat etmeyip, alan içi başarı sıralarına bakan adayların, açıkta kalmalarına sebep oldukları düşünülebilir.

*Bunlar dışında, eğer ki gerçekten, herşeyine dikkat etmiş, her iki yıla özenle bakmış, rehber hocalarına danışmış.. Ve, kendisinin yazdığı bölüme, kendisinden daha aşağıda başarı sırasına sahip olan birisi yerleşimiş ise, işte o zaman düşünmek istemediğim ÖSYM hatası ihtimali ortaya çıkıyor.

 

-ÖSYM ne kadar yanlış yapsa da, ben sisteme öğrenciler tarafından gönderilen tercihlerde, sadece bir tuşa basılarak hata yapılacağını düşünmek istemiyorum.

-Ama, gerçekten bir hata da var ise, ÖSYM hatasını açıklamalı.

-Ve, öğrencilere de, şimdi mümkün değilse de, ek yerleştirmede her türlü olanağı sağlamalıdır.

*Başarı sırasından yukarı olan bölümü yazamama” şartı, bu yıl için kaldırılmalı…

 -Öğrenci 450 puan ile açıkta kaldıysa, ek yerleştirmede 451 puanlı istediği yeri yazabilmeli.

 

Bunun gibi, düzenlemeler ile, şu an eğer birşey yapılamayacaksa, ek kontenjanlarda bu mağduriyet giderilmeli.

Son söz olarak, bu yıl yaşanan fiyaskonun mağduru olan, öğrencilerle aynı üzüntüyü paylaştığımı dile getirmeliyim. Sizlerin, geleceği gerçekten başkalarının elinde oyuncak olmamalı. Elimizden geldiğince, bu konu hakkında düşüncelerimizi dile getirmeye devam edeceğiz.

Umarım, yakın zamanda herşey istediğiniz şekilde gelişir. Çünkü siz bunu hak ediyorsunuz.

Bu haber toplam 4993 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
merve akdoğan
2010-08-21 21:19:05
nereye gidiyoruz
yazılan yorumların neredeyse hepsini okudum ve bir sınav mağduru olarak üzüntüm kat ve kat katlandı hepimiz adına.nereye gidiyoruz inanın çok merak ediyorum.gelecekten umutlu değilim çünkü bu eğitim sistemi artık parası olanın okuyabileceği bi eğitim sistemine dönüşmüş durumda.her yer özelleşmişken ve bizler emeklerimizin karşılığını birilerinin hatalı klavuzu yüzünden alamıyorsak eğer,bi çok insan hayallerini sırf bu yüzden gerçekleştiremeyecekse eğer ki bu hayatlarımızla oynamak anlamına gelir bunun hesabını kim vericek şimdi merak ediyorum.bu ülkede okumak isteyen kendini geliştirmek isteyen insan sayısı yadsınamayacak kadar çok aslında.her geçen yıl değiştirilen bi eğitim sisteminin içerisindeyiz.şimdi bu problem sadece ben değil hepimiz adına düzeltilebeilecek mi ek kontenjanlarla.yüksek puanlar alıp buna rağmen mağduriyet çeken insanlar adına.en azından ek kontenjan tarihini öne çekselerde insanlarda hayatlarına buna göre bi yön verse.olaki ek kontenjanlar insanların yüzünü güldürdü ekim de açıklanan yerleştirmenin kaydını ne zaman yaptıracak bu insanlar.şimdiye kadar durum hakkında çıkıp birileri konuşmadı sanıyorum ama artık en azından ek kontenjanlara umut bağlamalımıyız bunu öğrenmek istiyorum.sadece ben değil hepimiz istiyoruz.sesimizi duymaları dileğiyle..
arkadaşlar
2010-08-19 10:27:21
ÖSYM NİN TERCİH DE SUÇU YOK
ÖSYM KLAVUZDA HATA YAPTI BİZDE HATAYI KLAVUZA İNANARAK YAPTIK O KLAVUZ YANLIŞTI YERLEŞTİRME İŞLEMİNDE YANLIŞ OLDUGUNA İNANMIYORUM ANCA KLAVUZ YANLIŞ OLDUGU İÇİN BOŞTA KALDINIZ ASLINDA SENİN YAZDIGIN YER 10. BİNİNCİYİ DEGİLDE 5 BİN İ ALIYORDU AMA SEN 7 BİN DİN İNANDIN YAZDIN ZANNETİN GİRİCAM AMA ÖYLE DEGİLDİ YANİ GEÇEN SENENİN KLAVUZUNA BAKAN YERLEŞİR AMA BU SENEYE BAKARSAN BEN 57 BİNLE ÖGRETLİGE GİRİCEKTİM :))) OLABİLİRMİ OLAMAZ BENCE YANLIŞI ORDA YAPTIK BU KLAVUZA GÜVENMİYECEKTİK VE SON OLARAK BEN TARİH E YERLEŞTİM MUTLUYUM
aydın
2010-08-19 03:58:31
Olayın felsefesinde öte bir çözüm sunamıyorsunuz.
Sadece gevelemişsiniz. Yazıp ahkam kesmek kolay, yorum beyan etmek kolay. Ancak bu kadar ciddi değişikliklerin olduğu yerde belli hatalardan bahsediyorsunuz. Umarım sizin danışmanlığını, yönlendirmeleriniz, bire bir rehberliğiniz ÖSYM yi eleştirdiğiniz düzeyde iyidir. Umarım yaptığınız danışmanlıklarda vicdanınız rahattır. Soruyorum vicdanınıza: Rahat mısınız. Ha size sormuyorumi vicdanınıza soruyorum. Bırakın vişcdanınız cevaplasın sorumu...
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim